Kasten Öldürme Suçu ve Cezası – TCK 81 ve TCK 82
Kasten öldürme suçu, bir insanın yaşamına bilerek ve isteyerek son verilmesiyle oluşan ve Türk Ceza Kanunu’nda en ağır yaptırımlara bağlanan suçlardan biridir. Günlük kullanımda “adam öldürme” veya “cinayet” şeklinde ifade edilen bu suçun hukuki karşılığı Türk Ceza Kanunu bakımından kasten öldürmedir.
Suçun temel şekli Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre bir insanı kasten öldüren kişi hakkında müebbet hapis cezası öngörülmektedir.
Bununla birlikte her öldürme olayı yalnızca TCK m.81 kapsamında değerlendirilmez. Fiilin tasarlanarak, kan gütme veya töre saikiyle, belirli kişilere karşı ya da TCK m.82’de belirtilen diğer şekillerde işlenmesi durumunda suçun nitelikli hâli gündeme gelir. Bu durumda yaptırım ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır.
Bir ölüm olayının hangi suç kapsamında değerlendirileceği yalnızca ortaya çıkan sonuca bakılarak belirlenemez. Failin kastı, eylemin gerçekleşme şekli, kullanılan araç, olay öncesindeki ve sonrasındaki davranışlar ile dosyada bulunan diğer deliller birlikte incelenmelidir.
Bu yazıda kasten öldürme suçunun temel unsurlarından başlayarak TCK 81 ve TCK 82 hükümleri, suçun cezası, nitelikli hâlleri, teşebbüs, kasten yaralama ve taksirle öldürmeden ayrıldığı noktalar, haksız tahrik, meşru savunma, ihmali davranışla öldürme, yaş küçüklüğü, zamanaşımı, soruşturma ve kovuşturma süreci ile infaz hükümleri kapsamlı şekilde ele alınmaktadır.
Kasten Öldürme Suçu Nedir?
Kasten öldürme, failin başka bir insanın yaşamını sona erdirmeye yönelik iradeyle hareket etmesi ve ölüm sonucunun gerçekleşmesiyle oluşan suçtur.
Türk Ceza Kanunu bu suçu “Hayata Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlemektedir. Suçla korunan temel hukuki değer insan yaşamıdır.
Kasten öldürme suçunun tamamlanmış hâlinden söz edilebilmesi için ölüm sonucunun meydana gelmiş olması gerekir. Bununla birlikte bir insanın hayatını kaybetmiş olması, olayın doğrudan kasten öldürme olarak nitelendirilmesi için tek başına yeterli değildir.
Hukuki değerlendirme yapılırken;
- Ölümün hangi eylem sonucunda gerçekleştiği,
- Failin hareketlerinin niteliği,
- Failin ölüm sonucuna yönelik iradesi,
- Kullanılan araç veya yöntem,
- Olayın öncesinde ve sonrasında yaşananlar,
- Dosyadaki maddi ve teknik deliller
birlikte incelenir.
Örneğin ölüm gerçekleşmesine rağmen failin ölüm sonucunu istemediği ve olayın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle meydana geldiği kabul edilirse taksirle öldürme hükümleri gündeme gelebilir.
Buna karşılık kişi öldürme kastıyla hareket etmiş ancak ölüm, failin iradesi dışında bir sebeple gerçekleşmemişse olay kasten öldürmeye teşebbüs kapsamında değerlendirilebilir.
Bu nedenle öldürme, yaralama ve taksir ayrımında yalnızca meydana gelen sonuca değil, failin kastına ve olayın bütün özelliklerine bakılması gerekir.
Kasten Öldürme Suçu Hangi Maddede Düzenlenmiştir?
Kasten öldürmenin temel şekli 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddesinde düzenlenmiştir.
TCK m.81’e göre bir insanın kasten öldürülmesi hâlinde fail hakkında müebbet hapis cezası uygulanır.
Kanun koyucu bazı öldürme eylemlerini ise işleniş şekli, mağdurun niteliği veya failin saiki nedeniyle daha ağır yaptırıma tabi tutmuştur. Bunlar TCK m.82’de düzenlenen nitelikli kasten öldürme hâlleridir.
TCK m.82 kapsamına giren bir durumun varlığı hâlinde uygulanacak ceza ağırlaştırılmış müebbet hapistir.
Kasten öldürme olaylarında ayrıca;
- TCK m.21 – kast ve olası kast,
- TCK m.35 – teşebbüs,
- TCK m.83 – ihmali davranışla kasten öldürme,
- TCK m.85 – taksirle öldürme
gibi hükümler de somut olayın özelliğine göre uygulama alanı bulabilir.
TCK 81 Kapsamında Kasten Öldürme
TCK m.81, kasten öldürmenin temel biçimini düzenlemektedir.
Bu hükmün uygulanabilmesi için failin başka bir insanın yaşamını sona erdirmeye yönelik kastla hareket etmiş ve ölüm sonucunu meydana getirmiş olması gerekir.
Burada özellikle “kasten” kavramı önemlidir.
Bir kişinin ölümüne sebep olunması ile bir kişinin öldürme kastıyla öldürülmesi aynı hukuki anlamı taşımaz. Failin ölüm sonucuna ilişkin iradesinin bulunup bulunmadığı suçun nitelendirilmesinde belirleyici unsurlardan biridir.
TCK 81’in Temel Cezası
Kasten öldürmenin TCK m.81 kapsamındaki temel hâlinin yaptırımı:
Müebbet hapis cezasıdır.
Kanunda bu suç için 15, 20 veya 25 yıl şeklinde belirlenmiş süreli bir temel hapis cezası bulunmamaktadır.
Somut olayda TCK m.82 kapsamındaki nitelikli hâllerden biri varsa yaptırım ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüşür.
| Suç | Kanuni Dayanak | Temel Yaptırım |
|---|---|---|
| Kasten öldürme | TCK m.81 | Müebbet hapis |
| Nitelikli kasten öldürme | TCK m.82 | Ağırlaştırılmış müebbet hapis |
Mahkemenin hükmettiği cezanın niteliği ile cezanın infaz kurumunda fiilen ne kadar süreyle yerine getirileceği ise farklı konulardır. İnfaz süresi ayrıca infaz mevzuatına göre değerlendirilir.
Kasten Öldürme Suçunun Unsurları
Kasten öldürme suçunun oluşup oluşmadığının tespitinde suçun maddi ve manevi unsurlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Maddi Unsur
Kasten öldürme suçunun konusu yaşayan bir insandır.
Tamamlanmış suçtan söz edilebilmesi için failin hareketi sonucunda mağdurun yaşamını kaybetmesi gerekir.
Bu kapsamda;
- Failin gerçekleştirdiği öldürmeye yönelik hareket,
- Ölüm sonucu,
- Hareket ile ölüm sonucu arasındaki nedensellik bağı
maddi unsurun değerlendirilmesinde önem taşır.
Failin eylemi ile ölüm arasında hukuken kurulabilir bir nedensellik ilişkisinin bulunması gerekir.
Manevi Unsur: Kast
Kasten öldürmenin manevi unsuru kasttır.
TCK m.21 uyarınca kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesini ifade eder.
Kasten öldürmede failin yaptığı hareketin bir insanın ölümüne neden olacağını bilmesi ve ölüm sonucuna yönelik iradeyle hareket etmesi gerekir.
Bununla birlikte failin kastının belirlenmesi yalnızca failin kendi açıklamalarına bırakılmaz.
“Öldürmek istemedim” şeklindeki savunma tek başına sonucu belirlemediği gibi, failin “öldürmek istedim” şeklindeki ifadesi de dosyadaki diğer delillerden tamamen bağımsız değerlendirilmez.
Kastın belirlenmesinde olayın tamamı incelenir.
Olası Kastla Kasten Öldürme
TCK m.21/2 kapsamında olası kast, failin suçun kanuni tanımındaki neticenin gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen eylemine devam etmesi durumunda gündeme gelir.
Olası kastta kişi ölüm sonucunu doğrudan amaçlamıyor olabilir; ancak ölümün gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen bu ihtimali kabullenerek hareket eder.
Bu nokta olası kastı bilinçli taksirden ayıran temel unsurlardan biridir.
Olası Kast ile Bilinçli Taksir Arasındaki Fark
Olası kastta fail neticenin meydana gelebileceğini öngörür ve buna rağmen eylemini sürdürerek sonucu kabullenir.
Bilinçli taksirde ise kişi neticeyi öngörmesine rağmen bunun gerçekleşmeyeceğine güvenir.
Dolayısıyla iki kurum arasındaki temel ayrım, failin öngördüğü sonuca karşı takındığı iradi tutumda ortaya çıkar.
Kasten Öldürme Suçunun Cezası
Suçun temel ve nitelikli hâli bakımından uygulanacak cezalar farklıdır.
TCK m.81 kapsamında: Müebbet hapis cezası.
TCK m.82 kapsamında: Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.
Bir olayda TCK m.82’nin uygulanabilmesi için kanunda açıkça belirtilen nitelikli hâllerden en az birinin gerçekleşmiş olması gerekir.
Olayın vahim veya kamuoyunda ağır şekilde değerlendirilmesi tek başına TCK m.82 uygulanması sonucunu doğurmaz.
Kasten Öldürme Cezası Kaç Yıldır?
Kasten öldürmenin temel hâli bakımından kanunda belirli süreli bir ceza yerine müebbet hapis öngörülmektedir.
Dolayısıyla “kasten öldürmenin cezası 20 yıl mı, 25 yıl mı?” şeklindeki sorular suçun kanuni cezası açısından doğru kurulmuş sorular değildir.
Müebbet hapis bir ceza türüdür.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis de ayrı ve daha ağır infaz koşullarına tabi bir ceza türüdür.
Cezaevinde fiilen geçirilecek süre ise koşullu salıverilme ve diğer infaz hükümleri kapsamında ayrıca hesaplanır.
Kasten Öldürme Cezası Para Cezasına Çevrilebilir mi?
TCK m.81 kapsamında verilen müebbet hapis veya TCK m.82 kapsamında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.
Aynı şekilde bu cezalar bakımından genel anlamdaki hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükümler uygulanmaz.
Nitelikli Kasten Öldürme – TCK 82
Kanun bazı kasten öldürme fiillerini temel şekle göre daha ağır kabul etmiştir.
Bu durumlarda suç TCK m.82 kapsamında değerlendirilir ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanır.
Nitelikli hâller kanunda açıkça sayılmıştır.
Tasarlayarak Öldürme
Tasarlama, failin öldürme kararını önceden oluşturması ve belirli bir düşünme veya hazırlık sürecinden sonra bu kararını gerçekleştirmesiyle bağlantılı bir nitelikli hâldir.
Her önceden yaşanan tartışma veya husumet tek başına tasarlamanın varlığını göstermez.
Tasarlama değerlendirilirken failin kararından eylemine kadar geçen süreç ve olayın somut özellikleri incelenir.
Canavarca Hisle veya Eziyet Çektirerek Öldürme
Öldürme fiilinin canavarca bir hisle gerçekleştirilmesi veya mağdura öldürme sürecinde eziyet çektirilmesi durumunda bu nitelikli hâl gündeme gelebilir.
Bu değerlendirmenin olayın işleniş biçimi üzerinden somutlaştırılması gerekir.
Yangın, Su Baskını, Bombalama ve Benzeri Yöntemlerle Öldürme
Kanun;
- Yangın,
- Su baskını,
- Tahrip,
- Batırma,
- Bombalama,
- Nükleer silah,
- Biyolojik silah,
- Kimyasal silah
kullanılarak gerçekleştirilen kasten öldürmeyi nitelikli hâl kapsamında düzenlemektedir.
Üstsoy, Altsoy, Eş, Boşanılan Eş veya Kardeşe Karşı Öldürme
Mağdurun failin;
- Annesi veya babası,
- Çocuğu veya diğer altsoyu,
- Eşi,
- Boşandığı eşi,
- Kardeşi
olması hâlinde kanundaki nitelikli hâl gündeme gelir.
Dolayısıyla örneğin bir kişinin annesini, babasını, çocuğunu, kardeşini, eşini veya boşanmış olduğu eşini kasten öldürmesi TCK m.82 kapsamında değerlendirilir.
Çocuğa veya Kendini Savunamayacak Kişiye Karşı Öldürme
Mağdurun çocuk olması veya bedensel ya da ruhsal durumu nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunması da nitelikli kasten öldürme hâllerindendir.
Kadına Karşı Kasten Öldürme
TCK m.82 kapsamında mağdurun kadın olması ayrıca nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir.
Kamuoyunda sıklıkla “kadın cinayeti” olarak ifade edilen olaylarda, kasten öldürme suçunun mağdurunun kadın olması hâlinde ilgili nitelikli hüküm değerlendirilir.
Kamu Görevi Nedeniyle Öldürme
Bir kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürülmesi durumunda nitelikli hâl gündeme gelebilir.
Örneğin bir kamu görevlisinin yalnızca kişisel bir uyuşmazlık nedeniyle değil, yerine getirdiği kamu görevi sebebiyle hedef alınması bu kapsamda değerlendirilebilir.
Başka Bir Suçu Gizlemek, Kolaylaştırmak veya Yakalanmamak İçin Öldürme
Fail;
- Başka bir suçu gizlemek,
- Suçun delillerini ortadan kaldırmak,
- Başka bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak,
- İşlediği suç nedeniyle yakalanmamak
amacıyla bir kişiyi öldürürse TCK m.82 kapsamında nitelikli hâl gündeme gelebilir.
Örneğin başka bir suça tanık olan kişinin faili teşhis etmesini engellemek amacıyla öldürülmesi bu çerçevede değerlendirilebilir.
Başka Bir Suçu İşleyememenin Verdiği İnfialle Öldürme
Failin işlemeyi amaçladığı başka bir suçu gerçekleştirememesi nedeniyle öfkeye kapılarak bir kişiyi öldürmesi de kanunda nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir.
Kan Gütme Saikiyle Öldürme
Daha önce meydana gelen bir öldürme olayının öcünü alma amacıyla gerçekleştirilen öldürmeler, şartların bulunması hâlinde kan gütme saiki kapsamında değerlendirilir.
Kan gütme saiki yalnızca taraflar veya aileler arasında geçmişten gelen husumetin bulunmasından ibaret değildir. Failin öldürme eylemini önceki öldürmenin öcünü almak amacıyla gerçekleştirmiş olması gerekir.
Töre Saikiyle Öldürme
Failin veya bağlı bulunduğu çevrenin benimsediği töresel anlayışın etkisiyle gerçekleştirilen öldürme fiilleri de kanunda ağırlaştırılmış şekilde cezalandırılmıştır.
Töre saiki bakımından failin öldürme eylemini hangi amaç ve motivasyonla gerçekleştirdiğinin belirlenmesi gerekir.
TCK 81 ve TCK 82 Arasındaki Fark
TCK 81 kasten öldürmenin temel biçimini düzenlerken TCK 82, kanunda özellikle daha ağır kabul edilen öldürme şekillerini düzenlemektedir.
| TCK 81 | TCK 82 | |
|---|---|---|
| Suç | Temel kasten öldürme | Nitelikli kasten öldürme |
| Uygulama | Nitelikli hâl bulunmayan kasten öldürme | Kanunda sayılan nitelikli hâller |
| Ceza | Müebbet hapis | Ağırlaştırılmış müebbet hapis |
Kasten Öldürmeye Teşebbüs
Fail öldürme kastıyla hareket ettiği hâlde ölüm sonucu meydana gelmezse, koşulları bulunması hâlinde kasten öldürmeye teşebbüs gündeme gelebilir.
Teşebbüs TCK m.35’te düzenlenmektedir.
Failin işlemeyi kastettiği suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlaması, ancak kendi iradesi dışındaki nedenlerle suçu tamamlayamaması hâlinde teşebbüs hükümleri uygulanabilir.
Kasten öldürmeye teşebbüste;
- TCK m.35 ile
- olayın niteliğine göre TCK m.81 veya TCK m.82
birlikte değerlendirilir.
Bir kişinin olay sonucunda ağır şekilde yaralanması, tek başına kasten öldürmeye teşebbüsün bulunduğunu göstermez.
Asıl önemli konu failin öldürme kastının bulunup bulunmadığıdır.
Kasten Öldürmeye Teşebbüs ile Kasten Yaralama Arasındaki Ayrım
Uygulamada en önemli tartışmalardan biri, ölüm gerçekleşmeyen ağır saldırılarda fiilin kasten öldürmeye teşebbüs mü yoksa kasten yaralama mı olduğudur.
Temel fark failin kastında ortaya çıkar.
Fail mağduru öldürmek amacıyla hareket etmiş ancak ölüm kendi iradesi dışındaki bir nedenle gerçekleşmemişse öldürmeye teşebbüs gündeme gelir.
Failin kastı yaralamayla sınırlıysa kasten yaralama hükümleri değerlendirilir.
Mahkemeler kastı belirlerken yalnızca failin sözlerine bakmaz.
Özellikle;
- Kullanılan silah veya aracın niteliği,
- Darbe veya atış sayısı,
- Darbelerin yöneldiği vücut bölgeleri,
- Tarafların olay öncesindeki ilişkileri,
- Önceden bulunan husumetin niteliği,
- Eylemin devam şekli,
- Failin eylemini hangi nedenle sonlandırdığı,
- Olaydan sonraki davranışları,
- Yaraların niteliği,
- Adli tıp raporları
birlikte değerlendirilir.
Kasten Öldürme ile Taksirle Öldürme Arasındaki Fark
Kasten öldürmede fail ölüm sonucunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirir.
Taksirle öldürmede ise failin amacı ölüm meydana getirmek değildir. Ölüm, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir davranış sonucunda meydana gelir.
Kasten öldürme TCK m.81’de, taksirle öldürme ise TCK m.85’te düzenlenmektedir.
Bu nedenle ölüm sonucunun bulunması iki suçun birbirinden ayrılması için yeterli değildir.
Failin ölüm sonucuna ilişkin iradesi araştırılmalıdır.
“Yanlışlıkla Adam Öldürme” Hukuken Ne Anlama Gelir?
Günlük dilde kullanılan “yanlışlıkla adam öldürme” ifadesi Türk Ceza Kanunu’nda bağımsız bir suç adı değildir.
Bu ifadeyle anlatılan olaylar somut durumun özelliklerine bağlı olarak taksirle öldürme veya başka ceza hükümleri kapsamında değerlendirilebilir.
Kasten Öldürme Suçunda Haksız Tahrik
Haksız tahrik TCK m.29’da düzenlenen bir ceza indirimi nedenidir.
Bir kişinin haksız bir fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi durumunda, kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde haksız tahrik hükümleri uygulanabilir.
Haksız tahrik suçun hukuka uygun hâle gelmesini sağlamaz.
Başka bir ifadeyle fail kasten öldürme fiilini işlemişse suç yine kasten öldürmedir; ancak şartları oluşmuşsa cezada indirim yapılabilir.
Her tartışma, hakaret veya kişinin öfkelenmiş olması otomatik olarak haksız tahrik hükümlerinin uygulanacağı anlamına gelmez.
Mahkeme;
- Haksız olduğu ileri sürülen fiili,
- Bu fiilin ağırlığını,
- Fail üzerindeki etkisini,
- Olayın gelişimini,
- Taraflar arasındaki geçmiş ilişkiyi,
- Failin öfke veya şiddetli elem durumunu
bir bütün hâlinde değerlendirir.
Kasten öldürme suçunda haksız tahrikin kabul edilmesi durumunda TCK m.29 çerçevesinde cezada dörtte birden dörtte üçe kadar indirim yapılabilir.
İndirim oranının belirlenmesinde haksız fiilin niteliği ve fail üzerinde yarattığı etki dikkate alınır.
Meşru Savunma – Nefsi Müdafaa
Meşru savunma, kişinin kendisine veya bir başkasına yönelmiş haksız saldırıyı defetmek amacıyla gerçekleştirdiği savunma hareketidir.
TCK m.25 kapsamında meşru savunma şartlarının tam olarak gerçekleşmesi hâlinde fiil hukuka uygun kabul edilir ve faile ceza verilmez.
Halk arasında bu durum genellikle “nefsi müdafaa” olarak ifade edilmektedir.
Meşru Savunmanın Temel Şartları
Genel olarak;
- Haksız bir saldırının bulunması,
- Saldırının gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak bir saldırı olması,
- Savunmanın saldırıyı sona erdirme amacı taşıması,
- Savunma ile saldırı arasında olayın şartlarına uygun bir oranın bulunması
gerekir.
Bir kişinin saldırıya uğramış olması, karşı tarafın ölümüyle sonuçlanan her eylemi doğrudan meşru savunmaya dönüştürmez.
Mahkeme;
- Saldırının başlayıp başlamadığını,
- Devam edip etmediğini,
- Tarafların olay sırasındaki konumlarını,
- Kullanılan araçları,
- Savunmanın saldırıyı sona erdirme amacı taşıyıp taşımadığını,
- Savunmanın saldırıyla ilişkisini
değerlendirir.
Meşru Savunma ile Haksız Tahrik Arasındaki Fark
Bu iki kurum birbirinden farklıdır.
Meşru savunmada koşullar tam olarak gerçekleşirse yapılan fiil hukuka uygun sayılır ve ceza verilmez.
Haksız tahrikte ise işlenen fiil hukuka aykırı olmaya devam eder; yalnızca cezada indirim yapılabilir.
Dolayısıyla saldırıya uğradığını ileri süren bir kişinin eylemi değerlendirilirken hangi kurumun koşullarının bulunduğu ayrıca araştırılır.
Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi
Kasten öldürme her zaman aktif bir hareketle gerçekleştirilmek zorunda değildir.
Kanunda aranan koşulların bulunması hâlinde kişinin yapmakla yükümlü olduğu bir davranışı bilinçli şekilde gerçekleştirmemesi de kasten öldürme kapsamında sonuç doğurabilir.
Bu durum TCK m.83 kapsamında düzenlenmektedir.
İhmali davranışla kasten öldürmede kişinin ölüm sonucunu önleme yönünde özel bir hukuki yükümlülüğünün bulunması gerekir.
Bu yükümlülük;
- Kanundan,
- Sözleşmeden,
- Failin daha önce gerçekleştirdiği tehlikeli davranıştan
kaynaklanabilir.
Örneğin hukuken korumak veya gözetmekle yükümlü olduğu bir kişiyi ölümden kurtarmak için gerekli davranışı öldürme kastıyla gerçekleştirmeyen kişinin sorumluluğu, olayın bütün koşullarına göre TCK m.83 kapsamında değerlendirilebilir.
Herhangi bir kişinin müdahale etmemiş olması tek başına bu suçun oluşması için yeterli değildir.
Failin ölüm sonucunu önleme konusunda hukuki yükümlülüğü ve kasten hareket etmesi aranır.
İhmali Davranışla Kasten Öldürme ile Taksirle Öldürme Farkı
İki kurum arasındaki temel ayrım yine failin ölüm sonucuna karşı iradesidir.
İhmali davranışla kasten öldürmede, diğer kanuni koşullarla birlikte öldürme kastı bulunur.
Taksirle öldürmede ise ölüm istenmez; dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlal edilmesi sonucunda meydana gelir.
18 Yaşından Küçüklerin Kasten Öldürme Suçundaki Ceza Sorumluluğu
Failin suç tarihinde 18 yaşından küçük olması hâlinde ceza sorumluluğu yetişkinlerden farklı şekilde değerlendirilir.
TCK m.31 çocukların yaş gruplarına göre farklı hükümler içermektedir.
12 Yaşını Doldurmamış Çocuklar
Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu çocuklar hakkında ceza kovuşturması yapılamaz. Bununla birlikte çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
12–15 Yaş Grubu
12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış çocuklarda ayrıca çocuğun;
- İşlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama,
- Davranışlarını yönlendirme
yeteneği değerlendirilir.
Bu yeteneklerin yeterince gelişmediği kabul edilirse ceza sorumluluğu bulunmaz.
Gelişmiş olduğunun kabul edilmesi hâlinde ise TCK m.31’de belirtilen indirimli ceza hükümleri uygulanır.
15–18 Yaş Grubu
15 yaşını doldurmuş fakat 18 yaşını tamamlamamış kişiler bakımından ceza sorumluluğu vardır.
Ancak TCK m.31/3 uyarınca yetişkin faile göre indirimli ceza uygulanır.
Bu nedenle örneğin 14 yaşındaki bir çocuğun kasten öldürme fiili bakımından yalnızca suç türüne bakılarak doğrudan belirli bir ceza miktarı söylenmesi mümkün değildir.
Öncelikle yaş grubu ve gereken durumlarda algılama ile davranışlarını yönlendirme yeteneği değerlendirilir.
Ağustos 2026 İtibarıyla Çocukların Ceza Sorumluluğuna İlişkin Tartışmalar
Kaynak metindeki Ağustos 2026 güncellik bilgisine göre, özellikle 15–18 yaş grubunda ağır suçlar bakımından uygulanan yaş küçüklüğü indiriminin kapsamının değiştirilmesine yönelik tartışmalar bulunmaktadır.
Kaynakta, söz konusu değişikliğin 11. Yargı Paketi olarak belirtilen 7571 sayılı düzenleme ile 12. Yargı Paketi olarak belirtilen 7589 sayılı ve 31.07.2026 tarihli düzenlemede yer almadığı; konunun ayrı bir kanun teklifi kapsamında beklediği belirtilmektedir.
Bu çerçevede kaynak metin, TCK m.31’deki mevcut yaş küçüklüğü hükümlerinin Ağustos 2026 itibarıyla yürürlükte olduğunu esas almaktadır.
Kasten Öldürme Suçunda Zamanaşımı
Kasten öldürme suçunda zamanaşımının değerlendirilmesinde dava zamanaşımı ile ceza zamanaşımının birbirinden ayrılması gerekir.
Dava zamanaşımı, belirli sürenin geçmesi nedeniyle suç hakkında kamu davasının yürütülebilirliğini ilgilendirir.
Ceza zamanaşımı ise kesinleşmiş bir cezanın belirlenen süre içerisinde infaz edilmemesi durumuna ilişkindir.
TCK m.66 kapsamında;
- Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar bakımından dava zamanaşımı 30 yıl,
- Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar bakımından dava zamanaşımı 25 yıl
olarak düzenlenmiştir.
Buna göre TCK m.81 kapsamındaki temel kasten öldürmede kural olarak 25 yıllık; TCK m.82 kapsamındaki nitelikli kasten öldürmede ise 30 yıllık dava zamanaşımı gündeme gelir.
Bununla birlikte kanunda zamanaşımını durduran veya kesen nedenler bulunabilir.
Dolayısıyla yalnızca suç tarihinden itibaren 25 veya 30 yıl hesaplanarak kesin hukuki sonuca ulaşılması doğru değildir.
Kasten öldürmeye teşebbüs bakımından zamanaşımı ise uygulanacak cezanın hukuki niteliği gözetilerek ayrıca değerlendirilmelidir.
Kasten Öldürme Suçu Şikâyete Tabi midir?
Hayır.
Kasten öldürme suçu şikâyete bağlı değildir.
Cumhuriyet savcılığı suç şüphesini öğrenmesi hâlinde soruşturmayı resen yürütür.
Bu nedenle mağdur yakınlarının şikâyetçi olmaması veya daha sonra şikâyetlerinden vazgeçmesi kamu soruşturmasının veya açılan davanın kendiliğinden sona ermesine yol açmaz.
Kasten Öldürme Uzlaştırma Kapsamında mıdır?
Hayır.
Kasten öldürme uzlaştırma kapsamına giren suçlardan değildir.
Tarafların veya ailelerin kendi aralarında anlaşması, kamu davasını uzlaştırma yoluyla sona erdirmez.
Kasten Öldürmede Etkin Pişmanlık Var mıdır?
Kasten öldürme suçu bakımından kanunda düzenlenmiş genel bir etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır.
Etkin pişmanlık ancak kanunun açıkça öngördüğü suçlar bakımından uygulanabilir.
Dolayısıyla failin olaydan sonra üzülmesi, pişmanlık göstermesi veya bazı zararları gidermeye çalışması tek başına kasten öldürme suçunda etkin pişmanlık indirimi uygulanmasını sağlamaz.
Ancak yargılama sırasındaki davranışları ve samimi pişmanlığı, diğer koşullar da varsa TCK m.62 kapsamındaki takdiri indirim nedenleri bakımından ayrıca değerlendirilebilir.
Kasten Öldürme Suçunda Yargılama Süreci
Kasten öldürme soruşturması iki temel dönemde ele alınabilir:
- Soruşturma,
- Kovuşturma.
Olayın Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına intikal etmesi üzerine soruşturma başlatılabilir.
Soruşturma Aşaması
Soruşturma Cumhuriyet savcısının yönetiminde yürütülür.
Olayın özelliklerine göre;
- Olay yeri incelemesi,
- Otopsi,
- Adli tıp incelemeleri,
- Kamera görüntülerinin toplanması,
- Tanık ifadeleri,
- Telefon kayıtları,
- Dijital materyal incelemeleri,
- Fiziksel deliller,
- Balistik veya diğer kriminal incelemeler
dosyanın delilleri arasında yer alabilir.
Savcı yalnızca şüphelinin aleyhine olan delilleri araştırmakla görevli değildir. Şüphelinin lehine olabilecek delillerin de araştırılması gerekir.
Toplanan deliller suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe meydana getirirse savcılık iddianame düzenleyebilir.
Kovuşturma Aşaması
İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle kovuşturma aşamasına geçilir.
Kasten öldürme suçu, öngörülen yaptırım nedeniyle ağır ceza mahkemesinin görev alanına girer.
Yargılama sürecinde;
- Sanığın savunması alınır,
- Tanıklar dinlenir,
- Adli tıp ve bilirkişi raporları incelenir,
- Maddi ve teknik deliller değerlendirilir,
- Katılan tarafın beyan ve talepleri alınır,
- Savcılık ve savunmanın hukuki görüşleri değerlendirilir.
Mahkeme dosyadaki bütün delilleri birlikte değerlendirerek beraat, mahkûmiyet veya somut olayda uygulanabilecek diğer kararlardan birini verir.
İstinaf ve Temyiz
İlk derece ağır ceza mahkemesinin kararlarına karşı kararın niteliğine ve kanuni şartlara göre kanun yoluna başvurulabilir.
İstinaf incelemesi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından gerçekleştirilir.
Temyize tabi kararların temyiz incelemesi ise Yargıtay tarafından yapılır.
Başvuru süresinin belirlenmesinde güncel Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri, kararın türü ve ilgili usul işlemleri dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle yalnızca internetten görülen genel bir süre üzerinden her dosya için başvuru tarihi hesaplanmamalıdır.
Kasten Öldürme Dosyalarında Deliller
Kasten öldürme suçlarında en önemli tartışma noktalarından biri çoğu zaman failin öldürme kastıyla hareket edip etmediğidir.
Failin iradesi doğrudan gözle görülebilen bir olgu olmadığından, kast somut olayın dışa yansıyan özelliklerinden hareketle belirlenir.
Mahkemenin değerlendirmesinde;
- Kullanılan silah veya araç,
- Kullanım biçimi,
- Eylemin süresi,
- Darbe veya atışların sayısı,
- Hedef alınan vücut bölgeleri,
- Yaraların özellikleri,
- Yaraların hayati nitelikte olup olmadığı,
- Taraflar arasındaki ilişki,
- Önceki husumet,
- Olay öncesindeki söz ve davranışlar,
- Failin olay sırasındaki davranışları,
- Failin eyleme kendi isteğiyle son verip vermediği,
- Olay sonrasındaki hareketleri,
- Adli tıp raporları,
- Kamera görüntüleri,
- Tanık anlatımları,
- Diğer maddi ve teknik deliller
önem taşıyabilir.
Ancak bu unsurların hiçbiri tek başına otomatik olarak öldürme kastının varlığını veya yokluğunu ortaya koymaz.
Örneğin yalnızca kullanılan aracın öldürmeye elverişli olması tek başına öldürme kastının bulunduğunu göstermeyebilir.
Aynı şekilde yaralamanın hayati bölgede gerçekleşmesi de diğer delillerden tamamen bağımsız değerlendirilmez.
Esas olan olayın bütünüdür.
Öldürme Kastı Nasıl Belirlenir?
Kast değerlendirmesi özellikle kasten öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama ayrımında büyük önem taşır.
Mahkeme failin iç dünyasını doğrudan bilemeyeceği için dış dünyaya yansıyan olguları inceler.
Bu nedenle;
“Öldürmek istemedim.”
veya
“Amacım sadece korkutmaktı.”
gibi savunmalar tek başına yeterli değildir.
Savunmanın dosyadaki maddi delillerle uyumlu olup olmadığı değerlendirilir.
Aynı şekilde yalnızca ağır bir yaralanmanın ortaya çıkması da kendiliğinden öldürme kastı bulunduğu anlamına gelmez.
Kasten Öldürme Suçunda Yargıtay Uygulaması
Kasten öldürme dosyalarının Yargıtay incelemesinde özellikle suç vasfının doğru belirlenip belirlenmediği önem taşır.
Bu kapsamda;
- Failin öldürme kastının bulunup bulunmadığı,
- Fiilin TCK m.81 mi yoksa TCK m.82 kapsamında mı olduğu,
- Nitelikli hâlin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği,
- Haksız tahrik koşullarının bulunup bulunmadığı,
- Meşru savunma iddiasının dosya kapsamıyla uyumlu olup olmadığı
değerlendirilebilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/312 E., 2023/679 K.
Kaynak metinde yer verilen kararda bir kişinin bıçakla yaralanarak yaşamını kaybettiği olay bakımından sanıkların kastının öldürmeye mi yoksa yaralamaya mı yönelik olduğu tartışılmıştır.
Değerlendirmede;
- Taraflar arasındaki husumetin niteliği,
- Yaraların özellikleri,
- Hayati bölgelerin özellikle hedef alınıp alınmadığı,
- Sanıkların eylemlerini kendiliklerinden sona erdirip erdirmediği
gibi olgular birlikte ele alınmıştır.
Kaynak yazının aktardığı sonuca göre Ceza Genel Kurulu, öldürme kastının kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığı sonucuna ulaşmıştır.
Bu örnek, kast değerlendirmesinde yalnızca ölüm sonucuna bakılmadığını göstermesi bakımından önemlidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 25.02.2021, 2016/486 E., 2021/56 K.
Kaynak metinde belirtilen bir diğer karar ise tasarlayarak öldürme bakımından önem taşımaktadır.
Bu kararda “tasarlama” kavramının hangi somut koşullar altında kabul edilebileceğine ilişkin değerlendirmeler ele alınmaktadır.
Yargıtay uygulamasındaki genel yaklaşım, suç vasfının tek bir belirti üzerinden değil olayın tamamı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek belirlenmesidir.
Aynı ölüm sonucunu doğuran iki farklı olay, kastın veya olayın gelişiminin farklı olması nedeniyle aynı hukuki sonuca bağlanmayabilir.
Kasten Öldürmede İnfaz ve “Yatar” Hesabı
Kasten öldürme suçunda mahkeme tarafından hükmedilen ceza ile hükümlünün ceza infaz kurumunda fiilen geçireceği süre aynı kavram değildir.
Müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları yaşam boyu devam eden ceza türleri olmakla birlikte koşullu salıverilme hükümleri kapsamında infazda dikkate alınacak süreler ayrıca düzenlenmiştir.
Kaynak metinde aktarıldığı üzere 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesi kapsamında genel kural bakımından;
- Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında 30 yıl,
- Müebbet hapis cezasında 24 yıl
infaz kurumunda geçirildikten sonra, diğer şartlar da varsa koşullu salıverilme değerlendirmesi gündeme gelebilir.
Ancak bu rakamlar “her kasten öldürme dosyasında kişi kesin olarak 24 veya 30 yıl cezaevinde kalır” şeklinde yorumlanmamalıdır.
İnfaz hesabında;
- Suç tarihi,
- Suçun niteliği,
- Hükmedilen ceza,
- Temel veya nitelikli hâl,
- Birden fazla mahkûmiyetin bulunması,
- Mükerrirlik durumu,
- Koşullu salıverilme hükümleri,
- Denetimli serbestlik hükümleri,
- İnfaz mevzuatındaki geçici hükümler
birlikte incelenebilir.
Özellikle mevzuat değişiklikleri nedeniyle suç tarihi infaz bakımından önemli olabilir.
Dolayısıyla internette bulunan basit “ceza yatar hesaplama” tablolarından hareketle her dosya için kesin infaz süresi belirlemek yanıltıcı olabilir.
Müebbet ve Ağırlaştırılmış Müebbet Arasındaki İnfaz Farkı
Müebbet hapis, kanuni niteliği gereği hükümlünün yaşamı boyunca devam eden bir ceza türüdür.
Ağırlaştırılmış müebbet ise hem cezanın niteliği hem de infaz rejimi bakımından daha ağır koşullar içeren ayrı bir yaptırımdır.
Her iki durumda da mahkemenin verdiği cezanın adı ile koşullu salıverilme veya diğer infaz hükümlerine göre cezaevinde fiilen geçirilen dönem birbirinden ayrılmalıdır.
Kasten Öldürmeye İştirak
Kasten öldürme suçuna yalnızca fiili doğrudan gerçekleştiren kişinin katılması zorunlu değildir.
Somut olayın özelliklerine göre;
- Müşterek faillik,
- Azmettirme,
- Yardım etme
gibi iştirak biçimleri gündeme gelebilir.
Azmettiren kişi, TCK’daki iştirak hükümleri kapsamında işlenen suç üzerinden fail gibi sorumlu tutulabilir.
Yardım eden kişinin sorumluluğu ise TCK m.39 hükümleri çerçevesinde değerlendirilir ve kanunda belirtilen esaslara göre cezası belirlenir.
Her kişinin sorumluluğu ayrı ayrı incelenmelidir.
Bir kişinin olay yerinde bulunmuş olması tek başına müşterek fail veya yardım eden olarak cezalandırılması için yeterli olmayabilir. Suça yaptığı katkının niteliği belirlenmelidir.
Kasten Öldürme Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Kasten öldürme suçu nedir?
Başka bir insanın yaşamına bilerek ve isteyerek son verilmesi kasten öldürme suçunun temelini oluşturur. Suçun hukuki nitelendirilmesinde failin kastı ve olayın bütün özellikleri değerlendirilir.
Kasten öldürmenin cezası nedir?
TCK m.81 kapsamındaki temel kasten öldürmenin cezası müebbet hapistir. TCK m.82’deki nitelikli hâllerden birinin bulunması hâlinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanır.
TCK 81 nedir?
Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddesi kasten öldürme suçunun temel şeklini düzenler ve müebbet hapis cezası öngörür.
TCK 82 nedir?
TCK m.82; tasarlama, canavarca his veya eziyet, töre veya kan gütme saiki, belirli kişilere karşı öldürme ve kanunda sayılan diğer durumlarda kasten öldürmenin nitelikli hâllerini düzenler.
Cinayet ile kasten öldürme aynı anlama mı gelir?
“Cinayet” günlük dilde kullanılan bir ifadedir. Türk Ceza Kanunu’nun teknik terminolojisinde ilgili suçun adı kasten öldürmedir.
Kasten öldürme ile öldürmeye teşebbüs arasındaki fark nedir?
Tamamlanmış kasten öldürmede mağdur hayatını kaybeder. Öldürmeye teşebbüste ise fail öldürme kastıyla icra hareketlerine başlamasına rağmen ölüm, failin iradesi dışındaki bir nedenle gerçekleşmez.
Kasten öldürmeye teşebbüs ile yaralama nasıl ayrılır?
Temel ayrım failin kastıdır. Failin öldürme amacıyla mı yoksa yaralama amacıyla mı hareket ettiği olayın gerçekleşme şekli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Kasten öldürme ile taksirle öldürme arasındaki temel fark nedir?
Kasten öldürmede ölüm sonucu bilerek ve isteyerek gerçekleştirilir. Taksirle öldürmede ise ölüm istenmez fakat dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış sonucunda meydana gelir.
Kasten öldürme suçu şikâyete tabi midir?
Hayır. Suç resen soruşturulur. Şikâyetten vazgeçilmesi soruşturma veya kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.
Kasten öldürmede uzlaşma mümkün müdür?
Kasten öldürme uzlaştırma kapsamında değildir.
Haksız tahrik kasten öldürmede uygulanabilir mi?
TCK m.29’da belirtilen şartların oluşması durumunda haksız tahrik nedeniyle cezada indirim yapılabilir. Bununla birlikte her tartışma veya öfke durumu haksız tahrik olarak kabul edilmez.
Meşru savunmada öldürme hâlinde ceza verilir mi?
TCK m.25 kapsamındaki meşru savunmanın bütün şartları gerçekleşmişse fiil hukuka uygun kabul edilir ve ceza verilmez. Ancak meşru savunmanın gerçekten bulunup bulunmadığı olayın somut şartlarına göre belirlenir.
Meşru savunma ile haksız tahrik aynı mıdır?
Hayır. Meşru savunma şartları varsa fiil hukuka uygun hâle gelir. Haksız tahrikte ise fiil hukuka aykırı kalır fakat cezada indirim gündeme gelir.
Kasten öldürmede etkin pişmanlık uygulanır mı?
Kasten öldürme suçuna özgü genel bir etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. Failin yargılama sırasındaki tutumu şartları varsa takdiri indirim bakımından ayrıca değerlendirilebilir.
Kasten öldürme suçuna yardım eden kişi ceza alır mı?
Somut olayda kişinin fiile sağladığı katkının TCK’daki iştirak hükümleri kapsamında yardım etme oluşturması hâlinde ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.
Kasten öldürmeye azmettiren kişinin sorumluluğu nedir?
Azmettiren, iştirak hükümleri çerçevesinde işlenen suç üzerinden fail gibi sorumlu tutulabilir.
Kasten öldürmede dava zamanaşımı var mıdır?
Kaynak metindeki çerçeveye göre temel kasten öldürmede kural olarak 25 yıl, ağırlaştırılmış müebbet gerektiren nitelikli kasten öldürmede 30 yıllık dava zamanaşımı söz konusudur. Ancak zamanaşımını kesen veya durduran nedenler ayrıca dikkate alınır.
18 yaşından küçük kişi kasten öldürme suçu işlerse ne olur?
TCK m.31 kapsamında failin yaşına göre farklı hükümler uygulanır. 12 yaşından küçüklerde ceza sorumluluğu bulunmaz; 12–15 yaş grubunda algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği ayrıca değerlendirilir; 15–18 yaş grubunda ise çocuklara özgü indirim hükümleri uygulanır.
Kasten öldürmenin cezası para cezasına çevrilebilir mi?
TCK m.81 veya m.82 kapsamında hükmedilen müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları adli para cezasına çevrilemez.
Kasten öldürme cezası ertelenebilir mi?
Müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları bakımından genel hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükümler uygulanmaz.
Kasten öldürme ağır ceza mahkemesinde mi görülür?
Evet. Kasten öldürme suçu ağır ceza mahkemesinin görev alanındadır.
Öldürme kastı nasıl anlaşılır?
Kullanılan araç, darbe veya atış sayısı, hedef alınan bölgeler, olayın gelişimi, tarafların ilişkisi, failin olay öncesi ve sonrasındaki davranışları ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilir. Tek bir ölçüte göre karar verilmez.
Kasten öldürme suçu kaç yıl yatar?
Her dosya için tek bir “yatar” süresi vermek doğru değildir. Suç tarihi, cezanın türü, nitelikli hâller, mükerrirlik, birden fazla mahkûmiyet, koşullu salıverilme ve diğer infaz hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Kasten Öldürme Suçunda Hukuki Değerlendirme
Kasten öldürme dosyalarında yalnızca ortaya çıkan ölüm sonucuna bakılarak hukuki sonuca ulaşılması mümkün değildir.
Aynı sonucu doğuran iki olayın hukuki nitelendirmesi farklı olabilir.
Bir dosyada;
- Failin öldürme kastıyla hareket edip etmediği,
- Fiilin TCK m.81 veya TCK m.82 kapsamında bulunup bulunmadığı,
- Teşebbüs hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı,
- Eylemin yaralama kapsamında kalıp kalmadığı,
- Taksir hükümlerinin gündeme gelip gelmediği,
- Meşru savunmanın bulunup bulunmadığı,
- Haksız tahrik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği,
- Failin yaşının ceza sorumluluğuna etkisi
ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Özellikle ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezası gibi son derece ağır yaptırımların söz konusu olduğu dosyalarda olayın tek bir delil veya tek bir anlatım üzerinden değerlendirilmesi yeterli değildir.
Olayın başlangıcından sonuna kadar nasıl geliştiği, tarafların ilişkisi, maddi ve teknik deliller, adli tıp bulguları, tanık anlatımları ve diğer dosya belgeleri birlikte incelenmelidir.
Soruşturmanın veya kovuşturmanın hangi aşamada olduğu da izlenecek hukuki yol bakımından önem taşır.
Hukuki Dayanaklar
Kasten öldürme ve bağlantılı konuların değerlendirilmesinde başta 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu olmak üzere özellikle şu hükümler önem taşımaktadır:
- TCK m.21: Kast ve olası kast
- TCK m.25: Meşru savunma
- TCK m.29: Haksız tahrik
- TCK m.31: Yaş küçüklüğü
- TCK m.35: Suça teşebbüs
- TCK m.39: Yardım etme
- TCK m.62: Takdiri indirim nedenleri
- TCK m.66: Dava zamanaşımı
- TCK m.81: Kasten öldürme
- TCK m.82: Nitelikli kasten öldürme
- TCK m.83: Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi
- TCK m.85: Taksirle öldürme
İnfaz ve koşullu salıverilme bakımından ise 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümleri ayrıca önem taşımaktadır.
Kasten öldürme dosyalarının somut olaya uygulanmasında ilgili kanun hükümlerinin yanı sıra Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve ceza dairelerinin içtihatları da hukuki nitelendirmenin değerlendirilmesinde dikkate alınmaktadır.