Ceza hukuku, kişinin özgürlüğü başta olmak üzere temel haklarını doğrudan ilgilendiren hukuk alanlarının başında gelir. Bir suç isnadıyla karşılaşmak ya da bir suç nedeniyle mağdur olmak, yalnızca adli makamlar önünde yürütülen bir süreçten ibaret değildir. Soruşturma ve dava süreci kişinin aile hayatını, çalışma düzenini, sosyal çevresini ve geleceğe ilişkin planlarını da etkileyebilir.
Özellikle gözaltı, tutuklama, adli kontrol, arama ve el koyma gibi tedbirlerin söz konusu olduğu dosyalarda sürecin henüz ilk aşamasından itibaren dikkatli hareket edilmesi gerekir. İfade sırasında kullanılan bir cümle, süresi içerisinde yapılmayan bir itiraz veya zamanında sunulmayan bir delil, ilerleyen aşamalarda önemli sonuçlar doğurabilir.
Ceza yargılaması yalnızca mahkeme salonundaki duruşmalardan oluşmaz. Kolluk ve savcılık işlemleri, delillerin toplanması, bilirkişi ve dijital incelemeler, koruma tedbirleri, mahkeme yargılaması, istinaf ve temyiz başvuruları ile kararın kesinleşmesinden sonraki infaz işlemleri bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
Erzurum merkezli olarak yürüttüğümüz ceza hukuku çalışmalarımız kapsamında; soruşturmanın başlangıcından yargılamanın ve gerekli hâllerde kanun yollarının sonuna kadar müvekkillerimizin hukuki haklarının korunmasına yönelik hizmet sunuyor, Türkiye’nin farklı şehirlerindeki ceza soruşturmalarını ve davalarını takip ediyoruz.
Ceza Hukuku Nedir?
Ceza hukuku, hangi fiillerin suç oluşturduğunu ve bu fiiller karşılığında hangi yaptırımların uygulanabileceğini belirleyen hukuk dalıdır. Ceza hukukunun amacı yalnızca suç teşkil eden eylemleri yaptırıma bağlamak değildir. Aynı zamanda toplum düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, kişilerin haklarının güvence altına alınması ve suçların önlenmesi de bu alanın temel amaçları arasında yer alır.
Türk ceza hukukunun başlıca mevzuat kaynakları Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’dur. Türk Ceza Kanunu suçları ve bunlara uygulanabilecek yaptırımları düzenlerken, Ceza Muhakemesi Kanunu bir suç iddiasının hangi usuller izlenerek araştırılacağını ve yargılamanın nasıl gerçekleştirileceğini belirler. Bunun yanında farklı özel kanunlarda da cezai yaptırım öngören hükümler bulunmaktadır.
Ceza hukukunun en önemli ilkelerinden biri kanunilik ilkesidir. Bir kişinin herhangi bir eylem nedeniyle cezalandırılabilmesi için söz konusu fiilin kanunda suç olarak açıkça düzenlenmiş olması gerekir. Uygulanabilecek ceza veya güvenlik tedbirinin de hukuki bir dayanağının bulunması zorunludur.
Ceza yargılamasının bir diğer temel güvencesi masumiyet karinesidir. Hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmayan kişi suçlu kabul edilemez. Bununla bağlantılı olarak savunma hakkı, ceza muhakemesinin ve adil yargılanma hakkının vazgeçilmez unsurlarından biridir.
Ceza Davaları Neden Önemlidir?
Ceza yargılamasının sonuçları kişinin doğrudan özgürlüğüne etki edebildiği için diğer birçok hukuki uyuşmazlıktan ayrılır. Verilebilecek bir karar yalnızca hapis veya adli para cezası bakımından sonuç doğurmayabilir; kişinin meslek hayatından sosyal ilişkilerine kadar pek çok alan üzerinde etkili olabilir.
Dosyanın niteliğine göre ceza soruşturması veya yargılaması sonucunda;
- Hapis cezası riski,
- Adli sicile ilişkin sonuçlar,
- Meslek veya çalışma hayatına yönelik etkiler,
- Adli kontrol tedbirleri,
- Tutuklama nedeniyle özgürlüğün sınırlandırılması,
- Sosyal ve psikolojik sonuçlar,
- Aile düzenini etkileyen durumlar
ortaya çıkabilir.
Bu nedenle ceza dosyalarında yalnızca yargılamanın sonucuna değil, sürecin tamamına odaklanmak gerekir. Delillerin nasıl elde edildiği, ifadelerin hangi koşullarda alındığı, usul hükümlerine uyulup uyulmadığı ve kanun yollarına ilişkin sürelerin doğru takip edilmesi dosyanın seyri bakımından önem taşıyabilir.
Ceza Davası Süreci Nasıl İlerler?
Ceza yargılaması genel olarak soruşturma ve kovuşturma olmak üzere iki temel aşamada yürütülür. Bununla birlikte bir ceza dosyası; şikâyet veya ihbarın yapılmasından kararın kesinleşmesine ve gerektiğinde infaz aşamasına kadar uzanan birçok farklı işlemden oluşabilir.
Şikâyet ve İhbar
Bir ceza soruşturması çoğu zaman suç teşkil ettiği ileri sürülen bir olayın kolluk kuvvetlerine veya Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesiyle başlar.
Bazı suçların soruşturulabilmesi mağdurun şikâyetine bağlıdır. Bu suçlar bakımından kanunda öngörülen süre içerisinde şikâyet hakkının kullanılması gerekir. Şikâyete bağlı olmayan suçlarda ise savcılık, suç şüphesini öğrenmesi üzerine doğrudan soruşturma başlatabilir.
İlk aşamada olayın niteliğine göre tarafların beyanları alınabilir, kamera görüntüleri araştırılabilir, belgeler ve dijital veriler incelenebilir veya kolluk tarafından gerekli araştırmalar gerçekleştirilebilir.
Soruşturma Aşaması
Soruşturma, Cumhuriyet savcısının suç şüphesini araştırdığı aşamadır. Bu süreçte olayın aydınlatılabilmesi amacıyla farklı delillerin toplanması mümkündür.
Dosyanın özelliklerine göre;
- Tanıkların ifadelerine başvurulması,
- Bilirkişi incelemesi yapılması,
- Kamera kayıtlarının değerlendirilmesi,
- Telefon ve iletişim kayıtlarının incelenmesi,
- Bilgisayar, cep telefonu ve diğer dijital materyaller üzerinde inceleme yapılması,
- Arama veya el koyma işlemlerinin gerçekleştirilmesi
gündeme gelebilir.
Soruşturma aşamasında elde edilen deliller daha sonra açılabilecek ceza davasının temelini oluşturabileceğinden, delillerin hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediğinin değerlendirilmesi özellikle önemlidir.
Gözaltı ve İfade Süreci
Bir soruşturma kapsamında kişinin kolluk veya Cumhuriyet savcılığı tarafından ifadesine başvurulabilir. Kanuni şartların oluşması durumunda gözaltı işlemi de uygulanabilir.
İfade, ceza soruşturmasının önemli aşamalarından biridir. Kişinin bu aşamadaki anlatımları dosyanın ilerleyen bölümlerinde değerlendirmeye alınabileceğinden, ifade öncesinde dosyanın ve kişinin hukuki durumunun doğru değerlendirilmesi önem taşır.
Şüphelinin ceza muhakemesi kapsamında başta;
- Susma hakkı,
- Müdafi yardımından yararlanma hakkı,
- Yakınlarına haber verilmesini isteme hakkı,
- Kötü muameleye karşı korunma hakkı
olmak üzere çeşitli güvenceleri bulunmaktadır.
Savcılık Kararı ve İddianame
Cumhuriyet savcısı soruşturma sonunda toplanan delilleri değerlendirir.
Suçun işlendiğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu kanaatine varılması durumunda iddianame hazırlanarak görevli ve yetkili mahkemeye gönderilir. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesiyle soruşturma sona erer ve kovuşturma aşaması başlar.
Yeterli şüphe oluşturacak delile ulaşılamaması hâlinde ise savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebilir. Bu karar uygulamada takipsizlik kararı olarak da bilinmektedir.
Kovuşturma ve Ceza Mahkemesindeki Yargılama
İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle birlikte kovuşturma aşamasına geçilir.
Suçun niteliği ve kanuni düzenlemelere göre yargılama asliye ceza mahkemesi, ağır ceza mahkemesi veya görevli başka bir ceza mahkemesi tarafından yürütülebilir.
Yargılama sırasında;
- Sanığın savunması alınabilir,
- Katılan ve mağdur beyanları değerlendirilebilir,
- Tanıklar dinlenebilir,
- Belgeler ve diğer deliller incelenebilir,
- Bilirkişi raporları değerlendirilebilir,
- Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki görüşünü sunabilir,
- Tarafların talep ve savunmaları mahkeme tarafından değerlendirmeye alınabilir.
Ceza yargılamasında her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Bu nedenle savunmanın dosyanın somut olayına, mevcut delillere ve hukuki nitelendirmesine göre hazırlanması gerekir.
Ceza Mahkemesinin Verebileceği Kararlar
Mahkeme, yargılama sonucunda dosyada bulunan delilleri ve tarafların beyanlarını değerlendirerek karar verir.
Somut olayın özelliklerine göre;
- Beraat,
- Mahkûmiyet,
- Ceza verilmesine yer olmadığı,
- Davanın düşmesi,
- Güvenlik tedbirine hükmedilmesi
gibi farklı kararların verilmesi mümkündür.
Mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde cezanın türü ve miktarının yanı sıra somut olayın şartlarına göre kanunda öngörülen diğer kurumların uygulanıp uygulanamayacağı da ayrıca değerlendirilir.
İstinaf ve Temyiz
İlk derece ceza mahkemesinden verilen her karar sürecin kesin olarak sona erdiği anlamına gelmez. Kanunda belirtilen koşulların bulunması hâlinde kararlara karşı kanun yollarına başvurulabilir.
İstinaf başvuruları Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından incelenir. Bu incelemede dosyanın niteliğine göre hem maddi olay hem de hukuki değerlendirmeler ele alınabilir.
Temyiz incelemesi ise temyize açık kararlar bakımından Yargıtay tarafından gerçekleştirilir. Bu aşamada kararın hukuka uygunluğu değerlendirilir.
Kanun yollarında özellikle başvuru süreleri önem taşımaktadır. Süresi içerisinde gerçekleştirilmeyen bir başvuru kararın kesinleşmesine yol açabileceğinden gerekçeli kararın zamanında incelenmesi ve başvuru hakkının doğru kullanılması gerekir.
Kararın Kesinleşmesi ve İnfaz Süreci
Kanun yollarının tamamlanması veya kanunda öngörülen başvuru sürelerinin geçirilmesi sonucunda mahkeme kararı kesinleşebilir.
Kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri bakımından bundan sonraki aşama infaz hukukunu ilgilendirir.
İnfaz kapsamında dosyanın niteliğine göre;
- Hapis cezasının infazı,
- Adli para cezaları,
- Denetimli serbestlik uygulamaları,
- Güvenlik tedbirleri
gibi konular gündeme gelebilir.
Ceza yargılaması bu nedenle yalnızca mahkemede hüküm verilmesine kadar olan dönem olarak düşünülmemelidir. Kararın kesinleşmesi ve uygulanması da ceza hukuku sürecinin önemli bir bölümünü oluşturur.
Ceza Avukatı Ne Yapar?
Ceza avukatının görevi yalnızca duruşmaya katılarak savunma yapmak değildir. Hukuki destek, olayın niteliğine göre soruşturmanın henüz ilk aşamasında başlayabilir ve yargılamanın tamamına yayılabilir.
Ceza hukuku kapsamında avukat tarafından;
- Kolluk ve Cumhuriyet savcılığı ifadelerine katılım,
- Gözaltı sürecinde hukuki destek,
- Tutuklama taleplerine karşı beyanda bulunulması,
- Tutuklama ve adli kontrol kararlarına yönelik hukuki başvurular,
- Delillerin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi,
- Arama ve el koyma işlemlerinin hukuki yönden incelenmesi,
- Savunma dilekçelerinin hazırlanması,
- Duruşmalara katılım,
- İstinaf ve temyiz başvurularının hazırlanması,
- İnfaz sürecine ilişkin hukuki işlemlerin takip edilmesi
gibi çalışmalar yürütülebilir.
Soruşturma Aşamasında Avukat Desteği
Birçok ceza dosyasında yargılamanın sonraki aşamalarını etkileyebilecek önemli işlemler soruşturma sırasında gerçekleştirilir. İlk ifadeler, tanık anlatımları, dijital incelemeler ve diğer deliller çoğu zaman bu dönemde dosyaya girer.
Bu aşamada özellikle;
- Gözaltı işlemleri,
- Kolluk ifadeleri,
- Cumhuriyet savcılığı işlemleri,
- Tutuklama talepleri,
- Arama ve el koyma kararları,
- Telefon ve bilgisayar incelemeleri,
- Diğer delillerin toplanması
hukuki açıdan dikkatle değerlendirilmesi gereken konular arasındadır.
Günümüzde özellikle telefon, bilgisayar, sosyal medya hesapları ve diğer dijital veriler çok sayıda ceza soruşturmasında delil olarak kullanılmaktadır. Bu materyallerin elde edilme ve incelenme yöntemlerinin hukuka uygunluğu dosya açısından önem taşıyabilir.
Kovuşturma Aşamasında Avukat Desteği
Ceza davasının mahkeme önüne gelmesiyle birlikte dosyanın hukuki ve maddi yönlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Bu aşamada yalnızca sanığın savunmasının hazırlanması değil;
- Dosyadaki delillerin incelenmesi,
- Hukuka aykırı olduğu düşünülen delillere yönelik itirazların değerlendirilmesi,
- Tanık anlatımlarının incelenmesi,
- Bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi,
- Cumhuriyet savcısının mütalaasına karşı beyanda bulunulması,
- Dosyaya uygun savunma stratejisinin oluşturulması
gibi işlemler de önem taşır.
Her ceza dosyasının olay örgüsü ve delil yapısı birbirinden farklıdır. Bu nedenle ceza yargılamalarında standart bir savunma yerine somut dosyanın özelliklerine göre hukuki değerlendirme yapılması gerekir.
Ceza Hukuku Kapsamında Takip Edilen Başlıca Davalar
Ceza hukukunda çok sayıda farklı suç tipi bulunmaktadır. Her suç bakımından uygulanacak kanun hükümleri, delillerin değerlendirilmesi ve yargılama şekli değişebileceğinden dosyaların kendi koşulları içerisinde ele alınması gerekir.
Uyuşturucu Suçları
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılması, bulundurulması, imal edilmesi, nakledilmesi veya ticaretine ilişkin iddialar ceza hukukunda önemli sonuçlar doğurabilen dosyalar arasındadır.
Özellikle uyuşturucu suçlarına ilişkin soruşturmalarda;
- Arama ve el koyma tutanakları,
- Telefon ve iletişim kayıtları,
- Fiziki veya teknik takip verileri,
- Dijital incelemeler,
- HTS kayıtları
gibi deliller gündeme gelebilir.
Somut olay bakımından maddenin hangi amaçla bulundurulduğu ve eylemin hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi önem taşımaktadır.
Dolandırıcılık Suçları
Dolandırıcılık suçları klasik yöntemlerle gerçekleştirilebildiği gibi internet, sosyal medya, elektronik ticaret platformları veya banka hesapları üzerinden gerçekleştirilen işlemler nedeniyle de gündeme gelebilmektedir.
Bu dosyalarda çoğunlukla;
- Banka hesap hareketleri,
- Para transferleri,
- Mesajlaşma kayıtları,
- Dijital yazışmalar,
- Taraflar arasındaki ticari ilişkiler ve belgeler
değerlendirilir.
Eylemin basit veya nitelikli dolandırıcılık kapsamında bulunup bulunmadığı dosyanın hukuki sonucunu doğrudan etkileyebilecek konulardandır.
Bilişim Suçları
Teknolojinin günlük yaşamın önemli bir parçası hâline gelmesiyle bilişim sistemleri üzerinden gerçekleştirildiği iddia edilen suçların sayısı da artmıştır.
Sosyal medya hesaplarına izinsiz erişim, banka veya ödeme sistemlerine müdahale, kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde kullanılması, bilişim sistemlerine yetkisiz erişim ve çeşitli dijital dolandırıcılık iddiaları bu alanda değerlendirilebilir.
Bilişim suçlarına ilişkin dosyalarda IP kayıtları, cihaz incelemeleri, sosyal medya verileri, dijital materyaller ve bilirkişi raporları önemli rol oynayabilir.
Hakaret Suçları
Hakaret suçuna ilişkin soruşturmalar yüz yüze söylenen sözlerden kaynaklanabileceği gibi sosyal medya paylaşımları, mesajlaşma uygulamaları ve diğer dijital iletişim araçları nedeniyle de gündeme gelebilir.
Bu dosyalarda kullanılan ifadelerin içeriği, olayın gerçekleşme biçimi, sözlerin hangi bağlamda söylendiği ve eleştiri sınırları içerisinde kalıp kalmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Kasten veya Taksirle Yaralama Suçları
Yaralama suçlarında olayın meydana geliş şekli, yaralanmanın niteliği, kullanılan araç, tarafların davranışları ve sağlık raporları hukuki değerlendirme bakımından önem taşıyabilir.
Dosyanın koşullarına göre;
- Meşru savunma,
- Haksız tahrik,
- Yaralanmanın ağırlığı,
- Eylemin kast veya taksirle gerçekleştirilmesi
gibi hususlar ayrıca ele alınabilir.
Cinsel Suçlar
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlara ilişkin soruşturma ve davalar, hem mağdur hem de şüpheli veya sanık açısından son derece hassas sonuçlar doğurabilmektedir.
Bu tür dosyalarda olayın özelliklerine göre beyanlar, adli tıp raporları, tanık anlatımları, dijital veriler ve iletişim kayıtları delil olarak değerlendirilebilir.
Dosyanın mahremiyeti ve kişilerin temel haklarının korunması gözetilerek sürecin dikkatli şekilde yürütülmesi gerekir.
Vergi ve Ekonomik Suçlar
Ekonomik ve ticari faaliyetlerden kaynaklanan ceza soruşturmalarında çoğu zaman mali ve teknik belgelerin ayrıntılı biçimde incelenmesine ihtiyaç duyulur.
Bu kapsamda;
- Sahte belge veya fatura iddiaları,
- Vergi kaçakçılığına ilişkin soruşturmalar,
- Güveni kötüye kullanma suçları,
- Ticari faaliyetlerle bağlantılı dolandırıcılık iddiaları,
- Şirket yöneticileri hakkında yürütülen ceza soruşturmaları
gündeme gelebilir.
Kaçakçılık Suçları
Kaçakçılık suçları, özel kanun hükümleri ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilir.
Bu tür soruşturmalarda ürünlerin niteliği ve dosyanın özelliklerine bağlı olarak gümrük kayıtları, taşıma belgeleri, ticari evraklar ve kolluk tutanakları önem taşıyabilir.
Tehdit ve Şantaj Suçları
Tehdit ve şantaj iddiaları sözlü iletişimin yanı sıra telefon görüşmeleri, sosyal medya veya mesajlaşma uygulamaları üzerinden gerçekleştirilen iletişimler nedeniyle de ortaya çıkabilir.
Mesaj kayıtları, dijital yazışmalar, ses kayıtları ve tanık anlatımları bu dosyalarda değerlendirilebilecek deliller arasında yer alabilir.
Örgütlü Suçlara İlişkin Davalar
Örgütlü suç soruşturmaları çoğu zaman birden fazla şüphelinin bulunduğu, geniş kapsamlı delillerin toplandığı ve uzun sürebilen süreçlerdir.
Bu dosyalarda;
- İletişim kayıtları,
- Teknik takip verileri,
- Dijital materyaller,
- Tanık veya gizli tanık anlatımları,
- Çok sayıda kişi ve olaya ilişkin deliller
birlikte değerlendirilebilir.
Dosya kapsamının geniş olması nedeniyle her kişi bakımından isnat edilen eylem ve mevcut delillerin ayrıca değerlendirilmesi önem taşır.
Ceza Hukukunda Hukuki Destek Neden Önemlidir?
Ceza muhakemesinde uygulanacak usul kuralları, başvuru süreleri ve delillere ilişkin düzenlemeler teknik niteliktedir. Bu nedenle soruşturma veya dava sürecinde gerçekleştirilecek işlemlerin hukuki sonuçlarının önceden değerlendirilmesi önemlidir.
Özellikle;
- İfade sürecinin doğru yönetilmesi,
- Delillerin eksiksiz değerlendirilmesi,
- Tutuklama ve diğer koruma tedbirlerine ilişkin işlemler,
- Kanuni sürelerin takip edilmesi,
- Hukuka aykırı olduğu düşünülen işlemlere karşı gerekli başvuruların yapılması,
- Savunmanın dosyanın özelliklerine uygun şekilde hazırlanması,
- İstinaf ve temyiz yollarının doğru kullanılması
ceza yargılamasının önemli konuları arasında bulunmaktadır.
Erzurum ve Türkiye Genelinde Ceza Hukuku Hizmeti
Hukuk büromuzun merkezi Erzurum’da bulunmakla birlikte ceza hukuku alanındaki hukuki hizmetlerimizi yalnızca Erzurum ile sınırlı tutmuyoruz.
Erzurum ve çevre iller başta olmak üzere Türkiye’nin farklı şehirlerinde yürütülen soruşturma ve ceza davalarında, dosyanın niteliği ve işlemin gerektirdiği koşullar doğrultusunda hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunuyoruz.
Yüz yüze görüşmelerin yanında uygun süreçlerde dijital iletişim imkânlarından yararlanarak şehir dışında bulunan müvekkillerimizle de dosya ve süreç takibi gerçekleştiriyoruz.
Ceza Hukuku Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Ceza avukatı hangi davalara bakar?
Ceza hukuku kapsamında uyuşturucu suçları, dolandırıcılık, bilişim suçları, hakaret, yaralama, tehdit, şantaj, cinsel suçlar, ekonomik suçlar ve ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren çeşitli suçlar hakkında hukuki hizmet verilebilir. Her dosyanın kapsamı ve hukuki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Ceza davası ne kadar sürer?
Ceza davaları için bütün dosyalara uygulanabilecek sabit bir süre bulunmamaktadır. Davanın süresi suçun niteliğine, taraf ve tanık sayısına, toplanması gereken delillere, bilirkişi incelemelerine, mahkemenin iş yoğunluğuna ve istinaf veya temyiz süreçlerinin bulunup bulunmamasına göre değişebilir.
Gözaltındaki kişi avukattan yardım alabilir mi?
Evet. Gözaltında bulunan kişinin müdafi yardımından yararlanma hakkı bulunmaktadır. İfade ve diğer soruşturma işlemleri sırasında kişinin sahip olduğu hakların bilinmesi ve korunması önemlidir.
Ağır ceza mahkemeleri hangi davalara bakar?
Ağır ceza mahkemelerinin görev alanı kanunla belirlenmiştir. Kasten öldürme, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti ve belirli nitelikteki diğer ağır suçlar bu mahkemelerin görev alanına girebilir. Görevli mahkeme, isnat edilen suçun hukuki niteliğine göre belirlenir.
Ceza davasında beraat kararı verilebilir mi?
Evet. Mahkeme, dosyadaki delilleri ve olayın hukuki durumunu değerlendirerek kanunda öngörülen koşulların bulunması hâlinde beraat kararı verebilir. Sonuç her dosyanın kendi delil yapısına ve somut koşullarına göre belirlenir.
Avukat olmadan ifade verilebilir mi?
Kanunen mümkün olan durumlarda kişi avukat bulunmaksızın ifade verebilir. Bununla birlikte ifade sırasında verilen beyanların soruşturmanın ilerleyen aşamalarında önem taşıyabilmesi nedeniyle kişinin sahip olduğu hakları ve vereceği beyanın hukuki sonuçlarını bilmesi önemlidir.
Erzurum dışındaki ceza davaları takip edilebilir mi?
Hukuk büromuz Erzurum merkezli olmakla birlikte, dosyanın özelliklerine ve gerekli hukuki işlemlere göre Türkiye’nin farklı şehirlerindeki ceza soruşturmaları ve davaları bakımından hukuki destek ve dava takip hizmeti sunmaktadır.