İdare hukuku; kamu kurum ve kuruluşlarının faaliyetlerini, kamu hizmetlerinin yürütülmesini ve idarenin kişilerle olan hukuki ilişkilerini düzenleyen hukuk alanıdır. Kamu kurumlarının aldığı kararlar, uyguladığı idari işlemler, kamu personeline ilişkin tasarruflar, ruhsat ve izin süreçleri, kamulaştırma işlemleri, imar uygulamaları ve çeşitli idari yaptırımlar bu alan kapsamında hukuki incelemeye konu olabilir.
İdarenin gerçekleştirdiği her işlem ve eylemin hukuka uygun olması gerekir. Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır; idari yargının denetimi ise hukuka uygunluk denetimiyle sınırlıdır. (Anayasa Mahkemesi)
İdare tarafından tesis edilen bir işlemin kişinin haklarını veya menfaatlerini ihlal etmesi, kamu görevlisine ilişkin bir uyuşmazlığın ortaya çıkması veya idarenin eylemi nedeniyle zarara uğranılması durumunda, uyuşmazlığın niteliğine göre idari yargı mercilerine başvurulması gündeme gelebilir.
Erzurum merkezli hukuk büromuz; idari işlemlere karşı açılabilecek iptal davaları, tam yargı davaları, kamu görevlilerinin hukuki sorunları, imar ve ruhsat uyuşmazlıkları, kamulaştırma, idari para cezaları ve diğer idare hukuku uyuşmazlıklarında Erzurum ve çevre illerin yanı sıra Türkiye’nin farklı bölgelerindeki müvekkillere hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunmaktadır.
İdare Hukuku Nedir?
İdare hukuku, devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin kamu gücünü kullanarak gerçekleştirdiği faaliyetlerden doğan hukuki ilişkileri düzenler.
Kamu kurumlarının özel kişilerden farklı olarak sahip olduğu kamu gücünden kaynaklanan yetkiler, bu yetkilerin nasıl kullanılacağı ve idarenin hukuki sorumluluğu idare hukukunun temel konuları arasında yer alır.
İdarenin yaptığı işlemlerin hukuka uygun olup olmadığı değerlendirilirken yalnızca işlemin sonucu değil;
- Yetki,
- Şekil,
- Sebep,
- Konu,
- Maksat
unsurları bakımından da inceleme yapılabilir. İdari işlemin bu unsurlardan biri yönünden hukuka aykırı olması, şartları bulunduğunda iptal davasına konu olmasına neden olabilir. İdari dava türleri ve iptal davasına ilişkin temel çerçeve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda düzenlenmiştir. (LEXPERA)
İdari İşlem Nedir?
İdari işlem, idarenin kamu gücüne dayanarak tek taraflı şekilde tesis ettiği ve hukuki sonuç doğuran işlemleri ifade eder.
Örneğin;
- Ruhsat verilmesi veya ruhsatın iptal edilmesi,
- Bir kamu görevlisinin atanması,
- Disiplin cezası verilmesi,
- İdari para cezası uygulanması,
- Kamulaştırmaya ilişkin işlem yapılması,
- İmar uygulaması gerçekleştirilmesi
idari işlem niteliğinde olabilir.
Bir işlemin idari işlem olup olmadığı ve hangi yargı yolunda dava konusu edilebileceği, işlemi yapan kurumdan ziyade işlemin hukuki niteliği ve dayandığı mevzuat üzerinden belirlenir.
İptal Davası
İptal davası, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen bir idari işlemin ortadan kaldırılması amacıyla açılan idari dava türüdür.
2577 sayılı Kanun’un 2. maddesi kapsamında iptal davaları, menfaatleri ihlal edilenler tarafından idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu veya maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılabilir. (LEXPERA)
İptal davasında temel amaç, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen idari işlemin yargısal denetimden geçirilmesidir.
İptal Davasında Yetki, Şekil, Sebep, Konu ve Maksat
Bir idari işlemin hukuka uygunluğu incelenirken beş temel unsur önem taşır.
Yetki: İşlemi yapan makamın bu konuda işlem tesis etmeye yetkili olup olmadığı incelenir.
Şekil: İşlemin kanunda öngörülen usul ve şekil kurallarına uygun olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği değerlendirilir.
Sebep: İdarenin işlemi tesis etmesine dayanak oluşturan maddi ve hukuki nedenlerin bulunup bulunmadığı incelenir.
Konu: İşlemin doğurduğu hukuki sonucun hukuka uygun olup olmadığı değerlendirilir.
Maksat: İdari yetkinin kanunun öngördüğü kamu yararı ve amaç doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığı incelenir.
Bu unsurlardan birinde hukuka aykırılık bulunması, somut olayın koşullarına göre işlemin iptali sonucunu doğurabilir.
Tam Yargı Davası
Tam yargı davası, idarenin eylem veya işlemleri nedeniyle hakkı ihlal edilen kişinin uğradığı zararın giderilmesini amaçlayan idari dava türüdür.
2577 sayılı Kanun kapsamında tam yargı davaları idari yargının temel dava türlerinden biridir. (LEXPERA)
Örneğin idarenin hukuka aykırı bir işlemi nedeniyle kişinin malvarlığında zarar meydana gelmesi veya idarenin gerçekleştirdiği bir eylem sonucunda zarara uğranılması durumunda, olayın koşullarına göre tam yargı talebi gündeme gelebilir.
Tam yargı davasında;
- Uğranılan zararın niteliği,
- İdari işlem veya eylem ile zarar arasındaki ilişki,
- İdarenin hukuki sorumluluğu,
- Maddi zarar,
- Koşulları bulunuyorsa manevi zarar
birlikte değerlendirilir.
Yürütmenin Durdurulması
Bir idari işlem hakkında dava açılmış olması, kural olarak işlemin kendiliğinden uygulanmasını durdurmaz.
Ancak Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca, idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte bulunması durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. (Anayasa Mahkemesi)
Bu nedenle yürütmenin durdurulması, her idari dava açıldığında otomatik olarak verilen bir karar değildir.
Mahkeme somut olayın özelliklerini, işlemin hukuka uygunluğunu ve uygulanması hâlinde meydana gelebilecek zararı birlikte değerlendirir.
Özellikle uygulanması hâlinde sonradan telafisi zor sonuçlar ortaya çıkabilecek idari işlemlerde bu hukuki yol önem kazanabilir.
İdari Dava Açma Süreleri
İdare hukukunda sürelerin doğru takip edilmesi büyük önem taşır.
Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca idari işlemlere karşı açılacak davalarda süre yazılı bildirim tarihinden başlar. Ancak uygulanacak süre, uyuşmazlığın niteliğine ve özel kanunlarda yer alan düzenlemelere göre belirlenebilir. (Anayasa Mahkemesi)
Bu nedenle herhangi bir idari işlemle karşılaşıldığında yalnızca “60 günlük süre” gibi genel bir bilgiye dayanarak hareket edilmesi doğru değildir.
İşlemin;
- Hangi kurum tarafından yapıldığı,
- Ne zaman ve nasıl tebliğ edildiği,
- Özel bir kanuna tabi olup olmadığı,
- Doğrudan dava açılabilecek bir işlem olup olmadığı
incelenmelidir.
Sürelerin kaçırılması, dava hakkının kaybedilmesine neden olabileceğinden idari işlemin tebliğ tarihi özellikle önem taşır.
İdare Mahkemeleri
İdare mahkemeleri, idari yargının genel görevli mahkemeleri arasında yer almaktadır.
2576 sayılı Kanun kapsamında idare mahkemeleri; vergi mahkemelerinin ve ilk derecede Danıştay’ın görev alanı dışında kalan idari uyuşmazlıklara ilişkin iptal ve tam yargı davaları ile kanunlarla verilen diğer uyuşmazlıkları karara bağlamaktadır. (LEXPERA)
İdari yargıda yazılı yargılama usulü uygulanmakta ve inceleme esas olarak dosya üzerinden gerçekleştirilmektedir. (LEXPERA)
Bölge İdare Mahkemesi ve İstinaf
Bölge idare mahkemeleri, ilk derece idare ve vergi mahkemelerinin bazı kararlarına karşı yapılan istinaf başvurularını inceleyen yargı mercileridir.
2576 sayılı Kanun kapsamında Bölge İdare Mahkemelerinin görevleri arasında istinaf başvurularını incelemek ve kanunda belirtilen diğer görevleri yerine getirmek bulunmaktadır. (LEXPERA)
İdare mahkemesi kararına karşı istinaf yolunun açık olup olmadığı ve başvuru süresi kararın niteliğine ve ilgili mevzuata göre belirlenir.
Danıştay ve Temyiz
Danıştay, Anayasa ile görevlendirilmiş yüksek idare mahkemesi, danışma ve inceleme merciidir. (LEXPERA)
İdari yargı kararlarının bazıları kanunda belirtilen koşullar altında temyiz incelemesine tabi olabilir.
Bu nedenle bir idare mahkemesi veya Bölge İdare Mahkemesi kararının ardından temyiz yolunun açık olup olmadığı, kararın niteliği ve ilgili kanun hükümleri üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.
Kamu Personeli ve Memur Davaları
Kamu görevlileri hakkında tesis edilen idari işlemler, görevleriyle ilgili çeşitli uyuşmazlıklara neden olabilir.
Bu kapsamda;
- Atama ve nakil işlemleri,
- Geçici görevlendirme,
- Görevden uzaklaştırma,
- Disiplin cezaları,
- Görev veya unvan değişiklikleri,
- Emeklilik işlemleri,
- Özlük haklarına ilişkin bazı idari işlemler
dava konusu olabilmektedir.
Ancak her kamu personeli uyuşmazlığı aynı yargı yoluna tabi değildir. İşlemin niteliği, görev yapılan kurum ve uygulanacak özel mevzuat değerlendirilerek hangi hukuki yolun kullanılacağı belirlenmelidir.
Disiplin Cezalarına İlişkin Uyuşmazlıklar
Kamu görevlileri hakkında yürütülen disiplin soruşturmaları ve sonucunda verilen cezalar, kanuni şartların bulunması hâlinde idari yargı denetimine konu olabilir.
Disiplin işlemlerinde;
- Soruşturmanın usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği,
- Savunma hakkının korunup korunmadığı,
- İsnat edilen fiilin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği,
- Fiilin ilgili disiplin hükmüne uyup uymadığı,
- Verilen cezanın hukuki dayanağı
gibi konular önem taşır.
Disiplin işleminin hukuka uygunluğu somut soruşturma dosyası ve uygulanabilir mevzuat üzerinden değerlendirilmelidir.
İmar Hukuku ve Ruhsat İşlemleri
İmar mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklar idare hukukunun uygulamada sık karşılaşılan alanlarından biridir.
Örneğin;
- Yapı ruhsatı,
- Yapı kullanma izin belgesi,
- İmar planları,
- Plan değişiklikleri,
- Yapı tatil tutanakları,
- Yıkım kararları,
- İdari para cezaları,
- Belediye encümeni kararları
gibi işlemler hukuki uyuşmazlıklara konu olabilir.
İmar işlemlerinde taşınmazın bulunduğu bölgenin plan durumu, ilgili belediye işlemleri, teknik raporlar ve uygulanmakta olan mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.
Kamulaştırma İşlemleri
Kamu yararı amacıyla özel mülkiyette bulunan taşınmazların kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde kamuya geçirilmesi kamulaştırma yoluyla gerçekleştirilebilir.
Kamulaştırma süreçlerinde;
- Kamulaştırma kararı,
- Taşınmazın hukuki durumu,
- Kamulaştırma bedeli,
- Tebligat işlemleri,
- Uzlaşma süreci,
- Bedel tespiti ve tescil,
- Acele kamulaştırmaya ilişkin işlemler
gibi konular gündeme gelebilir.
Kamulaştırma işlemlerinin hukuka uygunluğu ile taşınmaz için belirlenen bedel birbirinden farklı hukuki meselelerdir. Somut olayda hangi talebin ileri sürülebileceği buna göre belirlenmelidir.
Belediye İşlemleri
Belediyeler tarafından tesis edilen birçok işlem idari yargıda uyuşmazlığa konu olabilmektedir.
Özellikle;
- İmar ve ruhsat işlemleri,
- Yıkım kararları,
- Belediye encümeni kararları,
- İdari para cezaları,
- Zabıta işlemleri,
- İşyeri ruhsatları,
- Ecrimisil ve benzeri belediye uygulamaları
bakımından hukuki değerlendirme gerekebilir.
Belediye tarafından yapılan her işlemin aynı hukuki niteliğe sahip olmadığı unutulmamalıdır. İşlemin türüne göre başvurulabilecek hukuki yol değişebilir.
İdari Para Cezaları
Kamu kurumları tarafından çeşitli kanunlara dayanılarak idari para cezaları uygulanabilir.
İdari para cezasının hukuka uygunluğunun incelenmesinde;
- Cezanın kanuni dayanağı,
- Yetkili makam tarafından uygulanıp uygulanmadığı,
- Eylemin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği,
- Yaptırımın usulüne uygun uygulanıp uygulanmadığı,
- Tebligat işlemleri,
- İtiraz veya dava süresi
gibi konular önem taşır.
İdari yaptırımın hangi merci tarafından ve hangi kanuna dayanılarak uygulandığı, başvurulacak hukuki yolu doğrudan etkileyebilir.
Ruhsat, İzin ve Lisans İşlemleri
Bir işletmenin faaliyete geçebilmesi için ilgili mevzuat gereğince ruhsat, izin veya lisans alması gereken durumlar bulunabilir.
İdarenin ruhsat veya izin talebini reddetmesi, mevcut ruhsatı iptal etmesi veya belirli şartlar getirmesi hâlinde hukuki uyuşmazlık ortaya çıkabilir.
Bu tür durumlarda;
- İdari işlemin dayanağı,
- Başvuru belgeleri,
- Teknik şartlar,
- İlgili özel mevzuat,
- Ret gerekçesi
birlikte incelenmelidir.
Vergi ve Kamu Alacaklarına İlişkin Uyuşmazlıklar
Vergi uyuşmazlıklarının önemli bir bölümü vergi mahkemelerinin görev alanına girer.
Vergi mahkemeleri; vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlülükler ve bunlara ilişkin zam ve cezalar gibi uyuşmazlıkları kanunun kendilerine verdiği görev kapsamında çözer. (Eğitim Dairesi)
Vergi uyuşmazlığının niteliğine göre vergi mahkemesi, Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay aşamalarında hukuki süreç yürütülebilir.
Bu nedenle vergi veya kamu alacağına ilişkin bir işlemle karşılaşılması durumunda işlemin dayanağı ve ilgili kanun hükümleri incelenerek doğru yargı yolunun belirlenmesi önemlidir.
İdarenin Tazminat Sorumluluğu
Anayasa’nın 125. maddesinde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtilmektedir. (AL Hukuk & Arabuluculuk)
İdarenin bir işlem veya eylemi nedeniyle kişinin zarar gördüğünün ileri sürülmesi hâlinde, uyuşmazlığın niteliğine göre tam yargı davası veya ilgili diğer hukuki yollar gündeme gelebilir.
Bu tür uyuşmazlıklarda idari davranış ile zarar arasındaki hukuki ilişki, zararın niteliği ve idarenin sorumluluğunun dayanağı değerlendirilir.
Kamu Hizmetlerinden Kaynaklanan Uyuşmazlıklar
Kamu hizmetlerinin yürütülmesi sırasında kişilerin mağdur olduğunu veya zarara uğradığını ileri sürdüğü durumlarda idarenin hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir.
Kamu hizmetinin nasıl yürütüldüğü, ortaya çıkan zararın niteliği ve uygulanabilecek özel mevzuat değerlendirilerek hangi hukuki yolun kullanılacağı belirlenir.
Bu nedenle her kamu hizmeti kaynaklı zararın otomatik olarak aynı hukuki rejime tabi olduğu söylenemez.
İdari Sözleşmeler
Kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla idare ile özel kişiler arasında çeşitli sözleşmeler kurulabilir.
Bu sözleşmelerin hukuki niteliği, tarafların hak ve yükümlülükleri ve uyuşmazlığın hangi yargı düzeninde çözüleceği sözleşmenin içeriğine ve ilgili mevzuata göre belirlenir.
İdare mahkemelerinin görev alanı içerisinde, özel kanunlardaki düzenlemelere bağlı olarak bazı idari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar da bulunmaktadır. (Eğitim Dairesi)
İdare Hukuku Avukatı Ne Yapar?
İdare hukuku alanında hukuki destek yalnızca dava açmakla sınırlı değildir.
Somut olayın niteliğine göre;
- İdari işlemin hukuki dayanağını inceler,
- İşlemdeki hukuka aykırılık iddialarını değerlendirir,
- Dava açma süresini belirler,
- Gerekli başvuru ve itiraz yollarını değerlendirir,
- İptal davası hazırlar,
- Tam yargı taleplerini değerlendirir,
- Yürütmenin durdurulması talebini hazırlar,
- Kamu personeli uyuşmazlıklarını takip eder,
- İmar ve ruhsat uyuşmazlıklarını inceler,
- Kamulaştırma süreçlerini takip eder,
- İdari para cezalarına ilişkin hukuki yolları değerlendirir,
- İdari yargıdaki istinaf ve temyiz süreçlerini takip eder.
Özellikle idari davalarda sürelerin doğru hesaplanması ve başvurunun doğru hukuki sebebe dayandırılması önem taşır.
İdare Hukuku Kapsamında Hizmetlerimiz
Hukuk büromuz tarafından idare hukuku kapsamında;
- İptal davaları,
- Tam yargı davaları,
- Yürütmenin durdurulması talepleri,
- Kamu personeli uyuşmazlıkları,
- Disiplin cezalarına karşı hukuki süreçler,
- Atama ve görevlendirme işlemleri,
- İmar planı ve imar uygulamalarına ilişkin uyuşmazlıklar,
- Yapı ruhsatı ve yapı kullanma izinleri,
- Yıkım kararları,
- Belediye işlemleri,
- İdari para cezaları,
- Kamulaştırma uyuşmazlıkları,
- Ruhsat ve izin işlemleri,
- İdari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar,
- İdarenin tazminat sorumluluğuna ilişkin davalar,
- Vergi ve kamu alacaklarına ilişkin hukuki süreçler,
- İstinaf ve temyiz başvuruları
gibi konularda hukuki danışmanlık ve dava takip hizmetleri sunulmaktadır.
Erzurum ve Türkiye Genelinde İdare Hukuku Hizmeti
Hukuk büromuz Erzurum merkezli olarak faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte idare hukuku alanındaki hizmetler yalnızca Erzurum ile sınırlı değildir.
Erzurum ve çevre illerde yaşayan bireysel ve kurumsal müvekkillerin yanı sıra Türkiye’nin farklı bölgelerinde bulunan kişilerin kamu kurumlarıyla yaşadığı hukuki uyuşmazlıklar da dosyanın niteliğine ve yetkili yargı merciine göre takip edilebilmektedir.
İdari işlemlerde sürelerin önemli olması nedeniyle işlemin tebliğ tarihi, işlemin dayanağı ve varsa önceki idari başvuruların zamanında incelenmesi gerekir.
İdare Hukuku Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İdari işleme karşı dava açılabilir mi?
İdarenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülen işlemleri, kanuni şartların bulunması hâlinde idari yargıda iptal davasına konu olabilir. İşlemin niteliği ve kişinin menfaatinin ihlal edilip edilmediği ayrıca değerlendirilir.
İdare mahkemesinde hangi davalar açılır?
İdare mahkemeleri esas olarak iptal ve tam yargı davaları ile kanunların kendilerine verdiği diğer uyuşmazlıkları çözer. Vergi mahkemeleri ve Danıştay’ın görev alanına giren konular ise ayrıca değerlendirilir. (Eğitim Dairesi)
İdari işleme karşı dava açma süresi ne kadardır?
Süre, uyuşmazlığın niteliğine ve özel mevzuata göre değişebilir. İdari işlemlerde yazılı bildirim tarihi önemli olmakla birlikte her dosya için tek bir süre üzerinden hareket edilmemelidir. (Anayasa Mahkemesi)
İdari dava açılması işlemi durdurur mu?
Kural olarak yalnızca dava açılması idari işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması kararı için kanunda belirtilen şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. (AL Hukuk & Arabuluculuk)
Yürütmenin durdurulması hangi durumlarda istenir?
İdari işlemin uygulanmasının telafisi güç veya imkânsız bir zarar doğurması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte bulunması hâlinde yürütmenin durdurulması talep edilebilir. (Anayasa Mahkemesi)
Memur disiplin cezasına karşı dava açılabilir mi?
Disiplin işleminin niteliğine ve uygulanacak mevzuata göre idari yargı yoluna başvurulması mümkün olabilir. İşlemin tebliğinden sonra ilgili sürelerin dikkate alınması gerekir.
Belediye tarafından verilen yıkım kararına karşı dava açılabilir mi?
Yıkım kararının hukuki niteliği, dayanağı ve ilgili mevzuat incelenerek kanuni şartların bulunması hâlinde idari yargıda dava açılması gündeme gelebilir. Somut dosyanın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
İdarenin verdiği idari para cezasına itiraz edilebilir mi?
İdari para cezasının dayandığı kanuna ve işlemin niteliğine göre başvurulabilecek hukuki yol ve süre değişebilir. Bu nedenle ceza kararının hangi kurum tarafından ve hangi mevzuata dayanılarak verildiğinin incelenmesi gerekir.
Kamulaştırma işlemine karşı hukuki yollara başvurulabilir mi?
Kamulaştırma işlemlerinde taşınmazın hukuki durumu, işlem aşaması ve ilgili mevzuat dikkate alınarak farklı hukuki yollar gündeme gelebilir. Hangi başvurunun yapılacağı somut olayın özelliklerine göre belirlenir.
İdarenin neden olduğu zarar için tazminat istenebilir mi?
Anayasa, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunu düzenlemektedir. Somut olayda idarenin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve uygulanacak hukuki yol ayrıca değerlendirilmelidir. (Anayasa Mahkemesi)
İdare mahkemesi kararına karşı istinaf yapılabilir mi?
Kararın niteliğine ve kanuni koşullara göre Bölge İdare Mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir. Bölge İdare Mahkemelerinin istinaf incelemesine ilişkin görevleri 2576 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. (LEXPERA)
Danıştay’a her idari dava götürülebilir mi?
Hayır. Danıştay’ın ilk derece veya temyiz mercii olarak görev yaptığı uyuşmazlıklar kanunlarda belirlenmiştir. Her idari mahkeme kararının doğrudan Danıştay’a götürülebileceği şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır. (LEXPERA)
Erzurum dışındaki idare hukuku davaları takip ediliyor mu?
Hukuk büromuz Erzurum merkezli olmakla birlikte, dosyanın niteliği, yetkili mahkeme ve uygulanacak mevzuat doğrultusunda Türkiye’nin farklı şehirlerindeki idare hukuku uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunmaktadır.