Ticaret hukuku, ticari işletmelerin faaliyetlerinden doğan hukuki ilişkileri, şirketlerin kuruluş ve işleyişini, ticari sözleşmeleri, ticari alacakları ve işletmeler arasındaki uyuşmazlıkları düzenleyen geniş kapsamlı bir hukuk alanıdır.
Şirketlerin ticari faaliyetlerini yürütürken yaptıkları sözleşmeler, ortaklık ilişkileri, yönetim ve temsil işlemleri, alacak ve borç ilişkileri, ticari işletmenin devri, haksız rekabet ve şirket içi uyuşmazlıklar ticaret hukukunun başlıca çalışma alanları arasında yer almaktadır.
Ticari ilişkilerde sözleşmenin doğru hazırlanması ve işletmenin hukuki risklerinin önceden değerlendirilmesi, ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından önem taşır. Uyuşmazlık meydana geldiğinde ise alacağın tahsili, sözleşmenin uygulanması, ortaklık haklarının korunması veya dava ve arabuluculuk süreçlerinin yürütülmesi gündeme gelebilir.
Erzurum merkezli hukuk büromuz; şirketlere, ticari işletmelere ve ticari faaliyet yürüten gerçek kişilere ticaret hukuku alanında hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık çözümü hizmetleri sunmaktadır. Hukuki süreçler, dosyanın niteliğine göre Erzurum ve çevre illerin yanı sıra Türkiye’nin farklı şehirlerinde bulunan müvekkiller bakımından da takip edilebilmektedir.
Ticaret Hukuku Nedir?
Ticaret hukuku; ticari işletmelerin faaliyetleri ile ticari nitelikteki hukuki ilişkileri düzenleyen hukuk dalıdır.
Türk ticaret hukukunun temel kanunlarından biri 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’dur. Ticari işletme, tacir, ticari işler, ticaret unvanı, ticari temsil, şirketler, kıymetli evrak, taşıma işleri, deniz ticareti ve sigorta hukuku gibi birçok konu Türk Ticaret Kanunu kapsamında düzenlenmektedir.
Ticari faaliyetlerin niteliğine göre Türk Borçlar Kanunu, Sermaye Piyasası mevzuatı, Rekabet Hukuku düzenlemeleri, İcra ve İflas Kanunu ve diğer özel kanunlar da uygulama alanı bulabilir.
Bu nedenle ticari bir uyuşmazlığın değerlendirilmesinde yalnızca tek bir kanun hükmüne değil, ticari ilişkinin tamamına ve uygulanabilecek özel düzenlemelere bakılması gerekir.
Ticari İşletme ve Tacir
Ticaret hukukunun temel kavramlarından biri ticari işletmedir.
Bir işletmenin ticari işletme sayılması, faaliyetinin niteliğine ve kanunda belirtilen şartlara göre belirlenir.
Ticari işletmenin sahibi veya faaliyetleri nedeniyle kanunen tacir sayılan kişiler bakımından Türk Ticaret Kanunu’nda çeşitli hak ve yükümlülükler bulunmaktadır.
Tacirlerin;
- Ticaret unvanı kullanması,
- Ticaret siciline ilişkin yükümlülükleri,
- Ticari defter tutması,
- Basiretli bir iş insanı gibi hareket etmesi,
- Ticari iş ve işlemlerine ilişkin kayıtlarını düzenli şekilde muhafaza etmesi
gibi çeşitli hukuki sorumlulukları bulunmaktadır.
Tacir sıfatının bulunup bulunmadığı, uygulanacak hükümler bakımından önemli sonuçlar doğurabileceğinden ticari faaliyete başlamadan önce hukuki durumun doğru değerlendirilmesi önemlidir.
Şirketler Hukuku
Ticaret hukukunun en önemli alanlarından biri şirketler hukukudur.
Şirketin kuruluşundan sona ermesine kadar geçen süreçte ortakların hakları, yöneticilerin sorumlulukları, şirket organlarının görevleri ve şirket ile ortaklar arasındaki ilişkiler farklı hukuki düzenlemelere tabi olabilir.
Türkiye’de uygulamada özellikle;
- Anonim şirketler,
- Limited şirketler,
- Kolektif şirketler,
- Komandit şirketler
gibi şirket türleriyle karşılaşılmaktadır.
Her şirket türünün kuruluş şartları, sermaye yapısı, ortakların sorumluluğu ve yönetim sistemi birbirinden farklıdır.
Limited Şirketler
Limited şirketler ticari hayatta özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler bakımından yaygın olarak kullanılan şirket türlerinden biridir.
Limited şirketlerde;
- Şirket kuruluşu,
- Ortaklık payları,
- Pay devri,
- Müdürlerin yetki ve sorumlulukları,
- Genel kurul kararları,
- Kâr payı,
- Ortaklıktan çıkma ve çıkarılma,
- Şirketin sona ermesi
gibi birçok hukuki konu gündeme gelebilir.
Ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar veya şirket yönetimine ilişkin uyuşmazlıklar, şirketin faaliyetlerinin devamını doğrudan etkileyebileceğinden hukuki sürecin dikkatli yürütülmesi gerekir.
Anonim Şirketler
Anonim şirketlerde şirket yapısı, sermaye sistemi ve organların görevleri kanunda ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir.
Anonim şirketlerde özellikle;
- Esas sözleşme,
- Pay sahipliği,
- Pay devri,
- Yönetim kurulu,
- Genel kurul,
- Genel kurul kararları,
- Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu,
- Kâr dağıtımı,
- Sermaye artırımı ve azaltımı
gibi konular ticaret hukukunun uygulama alanına girmektedir.
Şirket kararlarının kanuna, esas sözleşmeye veya pay sahiplerinin haklarına aykırı olduğu ileri sürüldüğünde hukuki yollar gündeme gelebilir.
Ortaklar Arasındaki Uyuşmazlıklar
Şirket ortakları arasında yönetim, sermaye, kâr dağıtımı veya şirketin geleceğine ilişkin farklı görüşler ortaya çıkabilir.
Uygulamada;
- Ortaklar arasındaki güven sorunları,
- Pay devri uyuşmazlıkları,
- Kâr payı anlaşmazlıkları,
- Yönetim yetkisine ilişkin ihtilaflar,
- Şirket kaynaklarının kullanılması,
- Şirketten çıkma veya çıkarılma,
- Genel kurul kararları
gibi konularda uyuşmazlık yaşanabilir.
Bu tür durumlarda öncelikle şirket sözleşmesi, esas sözleşme, ortaklık yapısı ve ilgili şirket kayıtları incelenerek hukuki durumun belirlenmesi gerekir.
Şirket Ortaklığından Çıkma ve Çıkarılma
Özellikle limited şirketlerde ortaklardan birinin ortaklıktan ayrılmak istemesi veya şirketten çıkarılmasının gündeme gelmesi farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Ortaklıktan çıkma veya çıkarılma bakımından;
- Şirket sözleşmesi,
- Kanuni şartlar,
- Ortaklar arasındaki anlaşmalar,
- Haklı sebep iddiaları
birlikte değerlendirilir.
Şirketten ayrılan ortağın payının nasıl tasfiye edileceği ve şirket ile ayrılan ortak arasındaki mali ilişkinin nasıl sonuçlanacağı da ayrıca incelenmelidir.
Genel Kurul Kararları
Şirketlerin önemli kararlarından bazıları genel kurul tarafından alınır.
Genel kurul toplantısının usulüne uygun şekilde yapılmaması veya alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ya da pay sahiplerinin haklarına aykırı olması durumunda hukuki uyuşmazlık ortaya çıkabilir.
Koşulları bulunan durumlarda genel kurul kararlarının iptali veya butlanının ileri sürülmesi gündeme gelebilir.
Bu tür davalarda toplantı çağrısı, gündem, oy kullanma biçimi, toplantı ve karar nisapları ile kararın içeriği birlikte değerlendirilir.
Yönetim Kurulu ve Müdürlerin Sorumluluğu
Şirket yöneticilerinin görevlerini yerine getirirken kanundan veya şirketin iç düzenlemelerinden kaynaklanan yükümlülükleri bulunmaktadır.
Yöneticilerin şirketin zararına neden olduğu ileri sürülen işlemleri bakımından sorumluluk gündeme gelebilir.
Bu kapsamda;
- Şirket malvarlığının korunması,
- Şirket kaynaklarının hukuka uygun kullanılması,
- Şirket adına yapılan sözleşmeler,
- Yönetim kararları,
- Vergi ve kamu yükümlülükleri,
- Ortakların ve üçüncü kişilerin zararları
gibi konular incelenebilir.
Yöneticinin kişisel sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ise somut olay, görev ve kusur durumu üzerinden değerlendirilir.
Ticari Sözleşmeler
Ticari hayatta şirketlerin ve tacirlerin çok sayıda sözleşme ilişkisi bulunmaktadır.
Ticari sözleşmelerin açık, anlaşılır ve tarafların hak ve yükümlülüklerini mümkün olduğunca net şekilde ortaya koyacak biçimde hazırlanması ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesine yardımcı olabilir.
Bu kapsamda;
- Mal ve hizmet alım satım sözleşmeleri,
- Tedarik sözleşmeleri,
- Distribütörlük sözleşmeleri,
- Bayilik sözleşmeleri,
- Franchising sözleşmeleri,
- Acente sözleşmeleri,
- İşletme ve hizmet sözleşmeleri,
- Ortaklık sözleşmeleri,
- Gizlilik sözleşmeleri,
- Ticari iş birliği sözleşmeleri
gibi farklı sözleşmeler hukuki açıdan incelenebilir.
Ticari Sözleşmelerden Kaynaklanan Uyuşmazlıklar
Bir ticari sözleşmenin imzalanması, tarafların sözleşmeyi her durumda eksiksiz şekilde yerine getireceği anlamına gelmez.
Teslimin zamanında yapılmaması, ürün veya hizmetin sözleşmeye uygun olmaması, ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi veya sözleşme hükümlerinin ihlal edilmesi ticari uyuşmazlık doğurabilir.
Bu durumda;
- Sözleşmenin feshi,
- Bedel iadesi,
- Alacak talebi,
- Tazminat,
- Sözleşmeye aykırılığın giderilmesi
gibi hukuki talepler gündeme gelebilir.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle sözleşmenin içeriği, tarafların yükümlülükleri ve ihlalin niteliği incelenmelidir.
Ticari Alacakların Tahsili
Ticari hayatta mal veya hizmet sunulmasına rağmen bedelin zamanında ödenmemesi sık karşılaşılan sorunlardan biridir.
Ticari alacağın niteliğine göre;
- İcra takibi,
- Alacak davası,
- İtirazın iptali,
- Menfi tespit,
- İstirdat
gibi farklı hukuki yollar gündeme gelebilir.
Fatura, sözleşme, teslim belgeleri, cari hesap kayıtları, banka hareketleri ve ticari defterler alacağın varlığının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Ticari Davalarda Arabuluculuk
Ticari uyuşmazlıkların tamamında aynı usul uygulanmamaktadır.
Ancak TTK m.5/A kapsamında, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan belirli ticari alacak ve tazminat davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Ayrıca 2023 yılında yapılan düzenlemeyle, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan belirli itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da bu kapsamda açıkça düzenlenmiştir. (Adalet Bakanlığı)
Bu nedenle ticari bir uyuşmazlık ortaya çıktığında doğrudan dava açmadan önce, uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olup olmadığı belirlenmelidir.
Arabuluculuk sürecinde taraflar anlaşmaya varabilir veya anlaşamama son tutanağı düzenlenerek şartları varsa dava yoluna başvurulabilir.
Ticari İşletmeler İçin Hukuki Danışmanlık
Ticari işletmeler açısından hukuki danışmanlık yalnızca dava açılması halinde önem taşımaz.
Uyuşmazlık meydana gelmeden önce;
- Sözleşmelerin incelenmesi,
- Ticari ilişkilerin hukuki risklerinin değerlendirilmesi,
- Şirket içi kararların hazırlanması,
- Ortaklık yapısına ilişkin sorunların incelenmesi,
- Ticari yazışmaların ve ihtarnamelerin hazırlanması,
- Alacak ve tahsil süreçlerinin değerlendirilmesi
gibi işlemler de hukuki danışmanlık kapsamında yürütülebilir.
Özellikle düzenli ticari faaliyet yürüten şirketlerde, her uyuşmazlığın yalnızca dava aşamasında çözülmeye çalışılması yerine sözleşme ve işlem öncesi hukuki kontrol mekanizmalarının oluşturulması önemlidir.
Haksız Rekabet
Ticari işletmeler arasındaki rekabetin dürüstlük kurallarına uygun şekilde yürütülmesi ticaret hukukunun önemli konularından biridir.
Türk Ticaret Kanunu haksız rekabet oluşturan fiillere ilişkin özel hükümler içermektedir.
Uygulamada;
- Rakip işletmenin müşterilerinin yanıltılması,
- Ticari itibarın haksız şekilde zedelenmesi,
- Başkasının ürün veya hizmetlerinin kötülenmesi,
- Ticari sırların hukuka aykırı şekilde kullanılması,
- Rakibin çalışanları veya müşterileri üzerinde hukuka aykırı yöntemlerle etkide bulunulması
gibi çeşitli davranışlar haksız rekabet uyuşmazlığına konu olabilir.
Haksız rekabet iddiasında bulunulması hâlinde eylemin niteliği, tarafların ticari ilişkileri ve ortaya çıkan zarar birlikte değerlendirilir.
Ticari Unvan ve Marka Uyuşmazlıkları
Ticari işletmeler bakımından işletme adı, ticaret unvanı ve marka birbirinden farklı hukuki kavramlardır.
Bir işletmenin ticari faaliyetinde kullandığı isim veya işaretin başka bir kişi tarafından hukuka aykırı biçimde kullanılması çeşitli uyuşmazlıklara neden olabilir.
Bu tür uyuşmazlıklarda;
- Ticaret unvanı,
- Marka,
- İşletme adı,
- Haksız rekabet,
- Fikri ve sınai haklar
yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekebilir.
Ticari Defterler ve Kayıtlar
Tacirlerin tutmakla yükümlü oldukları ticari defterler ve işletme kayıtları, ticari uyuşmazlıklarda önemli deliller arasında yer alabilir.
Özellikle iki şirket arasındaki alacak uyuşmazlıklarında tarafların ticari defterleri, faturalar, cari hesap kayıtları ve ödeme belgeleri birlikte değerlendirilebilir.
Ticari kayıtların usulüne uygun tutulması yalnızca muhasebe yükümlülüğü açısından değil, ileride ortaya çıkabilecek hukuki uyuşmazlıklarda işletmenin pozisyonunun ortaya konulması bakımından da önem taşır.
Ticari İşletmenin Devri
Bir ticari işletmenin tamamının veya belirli unsurlarının devredilmesi, yalnızca işletmenin fiziksel olarak başka bir kişiye teslim edilmesinden ibaret değildir.
Devir sürecinde;
- İşletmenin malvarlığı,
- Sözleşmeleri,
- Borçları,
- Alacakları,
- Ticari unvanı,
- Çalışanlarla ilişkileri,
- Müşteri ve tedarikçi ilişkileri
gibi birçok unsurun hukuki durumu incelenebilir.
İşletme devri gerçekleştirilmeden önce tarafların hangi yükümlülükleri üstleneceğinin ve mevcut borçların hukuki durumunun açık şekilde belirlenmesi önemlidir.
Acente ve Distribütörlük İlişkileri
Ticari işletmelerin ürün veya hizmetlerini farklı şehirlerde ya da pazarlarda satışa sunmak amacıyla acente, distribütör veya bayilik ilişkileri kurması mümkündür.
Bu ilişkilerde;
- Bölgesel satış hakları,
- Münhasırlık,
- Satış hedefleri,
- Komisyon,
- Sözleşmenin sona ermesi,
- Stokların durumu,
- Tarafların sorumlulukları
gibi konular sözleşmeye göre belirlenebilir.
Sözleşmenin sona ermesi sonrasında ortaya çıkabilecek alacak ve tazminat talepleri ise somut sözleşme ve ilgili kanuni hükümler çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Şirketlerde Hukuki Uyuşmazlıkların Çözümü
Şirket içindeki uyuşmazlıklar bazen ortaklar arasında, bazen şirket ile yöneticiler arasında, bazen de şirket ile üçüncü kişiler arasında ortaya çıkabilir.
Bu uyuşmazlıklarda öncelikle şirketin hukuki yapısı, esas sözleşmesi, ortaklık oranları, alınan kararlar ve ilgili ticari belgeler incelenir.
Uyuşmazlığın niteliğine göre;
- Müzakere,
- Arabuluculuk,
- İcra takibi,
- Ticari dava,
- Genel kurul kararının iptali,
- Sorumluluk davası
gibi farklı hukuki yollar değerlendirilebilir.
Ticaret Hukuku Avukatı Ne Yapar?
Ticaret hukuku alanında çalışan avukatın faaliyetleri uyuşmazlık çıktıktan sonra dava açılmasıyla sınırlı değildir.
Ticari işletmeler ve şirketler bakımından;
- Sözleşmelerin hazırlanması ve incelenmesi,
- Şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıkların değerlendirilmesi,
- Genel kurul ve yönetim süreçlerine ilişkin hukuki inceleme,
- Ticari alacakların tahsili,
- İcra takiplerinin yürütülmesi,
- Ticari davaların hazırlanması,
- Arabuluculuk süreçlerinin takibi,
- Haksız rekabet uyuşmazlıklarının değerlendirilmesi,
- Şirket yöneticilerinin hukuki sorumluluğuna ilişkin süreçler
gibi birçok alanda hukuki destek verilebilir.
Ticaret Hukuku Kapsamında Hizmetlerimiz
Hukuk büromuz tarafından ticaret hukuku kapsamında;
- Ticari işletmelere hukuki danışmanlık,
- Şirket kuruluş ve yapılandırma süreçleri,
- Anonim ve limited şirketlere ilişkin hukuki işlemler,
- Şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklar,
- Ortaklıktan çıkma ve çıkarılma süreçleri,
- Genel kurul kararlarına ilişkin uyuşmazlıklar,
- Yönetici ve müdürlerin sorumluluğuna ilişkin hukuki süreçler,
- Ticari sözleşmelerin hazırlanması ve incelenmesi,
- Ticari alacakların tahsili,
- Ticari icra takipleri,
- Ticari davalar,
- İtirazın iptali, menfi tespit ve istirdat süreçleri,
- Haksız rekabet uyuşmazlıkları,
- Ticari unvan ve marka kaynaklı uyuşmazlıklar,
- Acente, bayilik ve distribütörlük ilişkileri,
- Ticari işletmenin devri,
- Şirket tasfiyesi ve sona erme süreçleri,
- Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk
alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takip hizmetleri sunulmaktadır.
Erzurum ve Türkiye Genelinde Ticaret Hukuku Hizmeti
Hukuk büromuz Erzurum merkezli olarak faaliyet göstermektedir. Ticaret hukuku alanındaki çalışmalarımız ise Erzurum ile sınırlı olmayıp, Türkiye’nin farklı şehirlerinde faaliyet gösteren şirket ve işletmelerin hukuki süreçlerini de kapsamaktadır.
Erzurum ve çevre illerde bulunan ticari işletmelerin yanı sıra farklı şehirlerde faaliyet gösteren şirketlerin ticari sözleşmeleri, ortaklık uyuşmazlıkları, ticari alacakları ve dava süreçleri dosyanın niteliğine göre takip edilebilmektedir.
Şirketlerin ticari faaliyetlerinin sürekliliği bakımından hukuki süreçlerin zamanında ele alınması önem taşıdığından, özellikle sözleşme imzalanmadan veya önemli bir ticari işlem gerçekleştirilmeden önce hukuki değerlendirme yapılması uyuşmazlık risklerinin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Ticaret Hukuku Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Ticari dava nedir?
Ticari dava, kanunda ticari dava olarak kabul edilen veya ticari işletmeyle bağlantısı nedeniyle ticari nitelik taşıyan uyuşmazlıklara ilişkin davadır. Bir uyuşmazlığın ticari dava olup olmadığı somut olay ve uygulanacak mevzuata göre belirlenir.
Ticari davalarda arabuluculuk zorunlu mudur?
Bütün ticari davalarda aynı şekilde zorunlu değildir. Ancak TTK m.5/A kapsamında konusu bir miktar paranın ödenmesi olan belirli ticari alacak ve tazminat davalarında dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Belirli itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da kanuni şartlar çerçevesinde bu kapsama girebilir. (Adalet Bakanlığı)
Şirket ortağı şirketten ayrılabilir mi?
Ortaklığın türüne ve şirket sözleşmesine göre farklı hukuki yollar bulunmaktadır. Özellikle limited şirketlerde ortaklıktan çıkma veya çıkarılma bakımından kanuni ve sözleşmesel şartlar ayrıca değerlendirilmelidir.
Genel kurul kararı iptal edilebilir mi?
Kanuni şartların bulunması hâlinde genel kurul kararının iptali veya butlanının ileri sürülmesi mümkün olabilir. Toplantının çağrısı, karar nisabı, kararın içeriği ve pay sahibinin hakları gibi unsurların incelenmesi gerekir.
Şirket yöneticisinin şahsi sorumluluğu var mıdır?
Yöneticilerin sorumluluğu her olayda otomatik olarak doğmaz. Şirketin uğradığı zarar, yöneticinin görevi, eylemi, kusuru ve diğer kanuni şartlar birlikte değerlendirilmelidir.
Ticari alacak nasıl tahsil edilir?
Alacağın niteliğine göre icra takibi, alacak davası veya diğer hukuki yollar kullanılabilir. Elinizdeki sözleşme, fatura, çek, senet ve diğer belgeler hangi takip veya dava yolunun uygun olduğunu etkileyebilir.
Ticari sözleşmede anlaşmazlık çıkarsa ne yapılabilir?
Sözleşmenin hükümleri ve ihlalin niteliğine göre alacak, tazminat, sözleşmenin feshi veya sözleşmeye uygun ifa gibi farklı talepler gündeme gelebilir. Uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olup olmadığı da öncelikle değerlendirilmelidir.
Haksız rekabet nedir?
Ticari faaliyetlerde dürüstlük kurallarına aykırı ve rakipler veya diğer piyasa aktörleri bakımından kanunda düzenlenen şekilde hukuka aykırı sonuç doğuran bazı davranışlar haksız rekabet kapsamında değerlendirilebilir.
Şirket ortakları arasında anlaşmazlık varsa dava açılabilir mi?
Uyuşmazlığın konusuna göre ortaklık payı, genel kurul kararı, kâr payı, ortaklıktan çıkma veya çıkarılma ve şirket yönetimine ilişkin çeşitli hukuki yollar gündeme gelebilir.
Erzurum dışındaki ticari uyuşmazlıklar takip ediliyor mu?
Hukuk büromuz Erzurum merkezli olmakla birlikte, dosyanın niteliğine göre Türkiye’nin farklı şehirlerinde bulunan şirket ve işletmelerin ticaret hukuku uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık, arabuluculuk ve dava takip hizmetleri sunmaktadır.
Ticaret Hukukunda Hukuki İncelemenin Önemi
Ticari faaliyetlerde ortaya çıkan uyuşmazlıkların önemli bir bölümü yalnızca dava aşamasında değil, sözleşme veya işlem yapılmadan önce gerçekleştirilecek hukuki incelemelerle de önlenebilir.
Özellikle yüksek miktarlı ticari sözleşmelerde;
- Tarafların yükümlülükleri,
- Ödeme koşulları,
- Sözleşmenin sona erme şartları,
- Cezai şartlar,
- Teminatlar,
- Yetki hükümleri,
- Uyuşmazlık çözüm yöntemleri
işlem öncesinde değerlendirilmelidir.
Şirket ortaklıklarında ise ortakların hak ve yükümlülüklerinin açık şekilde belirlenmesi, şirket yönetiminin ve karar alma mekanizmasının hukuki çerçevede yürütülmesi ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların azaltılmasına katkı sağlayabilir.
Ticari hayatın hızlı ilerlemesi nedeniyle bir sözleşmenin veya şirket kararının hukuki sonuçları ortaya çıkmadan önce değerlendirilmesi, sonradan daha karmaşık hâle gelebilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından önem taşımaktadır.