İcra hukuku, kişilerin veya şirketlerin sahip oldukları alacakların yasal yollarla tahsil edilmesini ve borçların kanunda öngörülen usuller çerçevesinde yerine getirilmesini düzenleyen hukuk alanıdır. Bir alacağın mahkeme kararıyla kesinleşmiş olması veya taraflar arasında mevcut bir borcun bulunması, alacağın kendiliğinden tahsil edileceği anlamına gelmez. Bu noktada icra hukuku kapsamında yürütülen takip işlemleri önem kazanır.
Ödenmeyen para alacakları, çek ve senetlerden kaynaklanan borçlar, kira alacakları, işçilik alacakları, banka ve ticari alacaklar ile mahkeme kararlarının yerine getirilmesi gibi birçok konu icra hukukunun uygulama alanına girmektedir.
İcra takibinin başlatılması kadar, takip sırasında sürelerin doğru takip edilmesi, ödeme emrine karşı gerekli itirazların yapılması, haciz işlemlerinin yürütülmesi ve gerektiğinde satış aşamasına geçilmesi de önemlidir. Borçlu açısından ise usulsüz veya haksız olduğu düşünülen takip işlemlerine karşı kanunun tanıdığı itiraz ve şikâyet yollarının zamanında kullanılması gerekir.
Erzurum merkezli hukuk büromuz; icra takipleri, haciz işlemleri, ödeme emrine itirazlar, icra mahkemesi uyuşmazlıkları, alacak tahsili ve borçlu tarafın haklarının korunmasına ilişkin süreçlerde Erzurum ve çevre illerin yanı sıra Türkiye’nin farklı şehirlerinde bulunan bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki danışmanlık ve takip hizmeti sunmaktadır.
İcra Hukuku Nedir?
İcra hukuku, bir kişinin veya kurumun sahip olduğu alacağın devletin cebri icra mekanizması kullanılarak tahsil edilmesini ve borçlunun kanuni yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlayan hukuk dalıdır.
Bir borcun zamanında ödenmemesi hâlinde alacaklı, şartları varsa icra dairesi aracılığıyla takip başlatabilir. Takibin niteliğine göre borçluya ödeme emri gönderilir ve kanunda belirtilen süre içerisinde borcun ödenmesi veya itiraz edilmesi mümkün olur.
İcra hukuku yalnızca alacağın tahsiliyle ilgili değildir. Borçluya ait malların haczedilmesi, haczedilen malların satılması, üçüncü kişilerin haklarının korunması, sıra cetveli, istihkak iddiaları ve icra işlemlerine karşı yapılan şikâyetler de bu alanın kapsamındadır.
İcra Takibi Nedir?
İcra takibi, alacaklının borçludan olan alacağını devletin cebri icra organları aracılığıyla tahsil etmeye yönelik başlattığı hukuki süreçtir.
Takibin hangi yöntemle yapılacağı alacağın niteliğine göre değişir.
Uygulamada;
- İlamsız icra takibi,
- Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip,
- İlamlı icra takibi,
- İpotekli takip,
- Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip
gibi farklı icra yolları bulunmaktadır.
Her takip türünün kendine özgü şartları, ödeme süreleri ve itiraz yöntemleri vardır.
İlamsız İcra Takibi
İlamsız icra, alacaklının elinde kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadan başlatabildiği takip türlerinden biridir.
Para ve teminat alacakları bakımından uygulanabilen bu takipte alacaklı icra dairesine başvurarak takip başlatır ve borçluya ödeme emri gönderilir.
Borçlu, ödeme emrine kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz ederse takip, itirazın niteliğine göre durabilir.
Bu nedenle ödeme emrinin tebliğ edilmesinden sonra sürenin kaçırılmaması büyük önem taşır.
İlamsız İcrada Ödeme Emri
İcra takibinin önemli aşamalarından biri ödeme emrinin borçluya gönderilmesidir.
Ödeme emrinde borcun miktarı, takip dayanağı ve borcun ödenmesi için kanunda belirtilen bilgiler yer alır.
Borçlu;
- Borcun tamamına,
- Borcun bir kısmına,
- Faize,
- Yetkiye,
- Borcun sebebine
ilişkin itirazlarını, takip türüne göre kanunda öngörülen süre içerisinde ileri sürebilir.
Süresinde yapılan itirazın takibe etkisi, itirazın türüne ve takip yoluna göre değişebilir.
İcra Takibine İtiraz
Borçlu kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca itiraz etmek istiyorsa yasal süresinde gerekli başvuruyu yapmalıdır.
İtiraz;
- Borcun bulunmadığı,
- Borcun ödendiği,
- Borcun zamanaşımına uğradığı,
- Borç miktarının hatalı olduğu,
- Takipte yetkisizlik bulunduğu,
- İmzaya itiraz edildiği
gibi farklı nedenlere dayanabilir.
Ancak her itirazın aynı hukuki sonucu doğurmadığı unutulmamalıdır.
Örneğin kambiyo senedine ilişkin takiplerde itiraz ve şikâyet usulleri, genel ilamsız icra takibinden farklı kurallara tabidir.
İmzaya İtiraz
Takibin bir sözleşme veya imzalı belgeye dayanması hâlinde borçlu belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürebilir.
İmza itirazının hangi şekilde ve hangi süre içerisinde yapılacağı takip türüne göre değişebilir.
Özellikle kambiyo senetlerine özgü takiplerde imzaya itiraz bakımından sürelerin ve görevli merciin doğru belirlenmesi gerekir.
İtirazın İptali Davası
Alacaklının başlattığı ilamsız icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi hâlinde takip kural olarak durabilir.
Alacaklı, koşulları varsa itirazın iptali yoluna başvurabilir.
İtirazın iptali davasında temel amaç, borçlunun icra takibine yönelik itirazının hukuki olarak kaldırılması ve alacağın varlığının mahkeme önünde incelenmesidir.
Davanın kabul edilmesi hâlinde takip yeniden devam edebilir.
Somut olayın özelliklerine göre icra inkâr tazminatı gibi sonuçlar da gündeme gelebilir.
İtirazın Kaldırılması
İtirazın kaldırılması, itirazın iptalinden farklı bir hukuki yoldur.
Bu yol bakımından alacaklının elindeki belgenin niteliği ve kanunun aradığı şartlar önem taşır.
İcra mahkemesinde yürütülen itirazın kaldırılması sürecinde, icra dosyasındaki belgenin takip bakımından yeterli olup olmadığı değerlendirilir.
Bu nedenle itirazın iptali ile itirazın kaldırılmasının hangi durumda kullanılabileceği dosyanın belgeleri incelenerek belirlenmelidir.
İlamlı İcra Takibi
Mahkeme kararına veya kanunda ilam niteliğinde kabul edilen bazı belgelere dayanılarak başlatılan takipler ilamlı icra kapsamında değerlendirilir.
Örneğin;
- Kesinleşmiş mahkeme kararları,
- Para alacağına ilişkin bazı hükümler,
- Tazminat kararları,
- Nafaka kararları
ilamlı icra yoluyla yerine getirilebilir.
İlamlı icrada borçlunun takipten kurtulabilmesi için başvurabileceği yollar, ilamsız icradan farklıdır.
Bu nedenle kararın içeriği ve icra takibinin dayanağı birlikte değerlendirilmelidir.
Kambiyo Senetlerine Özgü İcra Takibi
Çek, bono ve poliçe gibi kambiyo senetlerine dayalı alacaklarda özel takip yolları bulunmaktadır.
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte;
- Senedin şekli şartları,
- Vade,
- İmza,
- Ciranta ve aval ilişkileri,
- Ödeme durumu,
- Takip süresi,
- Borçlunun itiraz ve şikâyet hakları
önem taşır.
Bu takiplerde kanunda öngörülen süreler oldukça önemlidir. Ödeme emrinin tebliğinden sonra kullanılabilecek hukuki yolların süresinde değerlendirilmesi gerekir.
Çek ve Senet Alacakları
Ödenmeyen çek veya senet nedeniyle icra takibi başlatılması uygulamada sık karşılaşılan süreçlerdendir.
Alacaklının elindeki kambiyo senedinin geçerliliği, vade bilgileri ve diğer şekil şartları incelenerek uygun takip yolunun belirlenmesi gerekir.
Borçlu tarafından ise senede ilişkin imza, borç, ödeme veya diğer itirazların mevcut olması hâlinde bunların kanuni süreler içerisinde ileri sürülmesi önemlidir.
Haciz İşlemleri
Borçlu ödeme emrinin ardından borcunu yerine getirmez ve takip kesinleşirse alacaklı haciz talep edebilir.
Haciz, borçlunun malvarlığı içerisindeki belirli değerlerin icra dosyası kapsamında alacağa karşılık güvence altına alınmasını sağlayan bir icra işlemidir.
Haciz kapsamında;
- Banka hesapları,
- Araçlar,
- Taşınmazlar,
- Maaş ve ücretler,
- Menkul mallar,
- Üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar
dosyanın koşullarına göre konu olabilir.
Banka Hesabına Haciz
Borçlunun banka hesabında bulunan para ve bazı hak veya alacakları elektronik haciz yöntemleriyle haczedilebilir.
Banka hesabına konulan haciz işlemlerinin kapsamı ve sonuçları dosyanın niteliğine göre değişebilir.
Borçlu açısından hangi hesabın hangi nedenle haczedildiğinin incelenmesi ve hukuka aykırı işlem bulunması hâlinde gerekli başvuruların değerlendirilmesi önemlidir.
Maaş Haczi
Borçlunun düzenli ücret geliri bulunması hâlinde kanunda öngörülen şartlar kapsamında maaş haczi uygulanabilir.
Maaş haczinde çalışanın aldığı ücretin tamamı haczedilemez. Kanunda işçinin ücretine yönelik koruyucu düzenlemeler bulunmaktadır.
İşverenin maaş haczi yazısına karşı kanundan doğan yükümlülükleri de ayrıca değerlendirilir.
Araç Haczi
Borçlu adına kayıtlı araçlar, şartların oluşması hâlinde icra dosyası kapsamında haczedilebilir.
Araç haczinin ardından satış aşamasına geçilmesi ve satış bedelinin alacağa mahsup edilmesi mümkün olabilir.
Araç üzerinde bulunan rehin, önceki hacizler veya üçüncü kişilere ait haklar satış ve tahsil sürecinde ayrıca önem taşır.
Taşınmaz Haczi
Borçlunun adına kayıtlı taşınmazlar da kanuni koşullar kapsamında haczedilebilir.
Taşınmaz haczinde;
- Tapu kaydı,
- Taşınmazın hisseli olup olmadığı,
- Mevcut ipotek ve hacizler,
- Taşınmaz üzerindeki diğer takyidatlar
incelenmelidir.
Özellikle hisseli taşınmazlarda hangi payın haczedildiği ve satış işleminin kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.
Haczedilemeyen Mallar
İcra hukukunda borçlunun bütün malvarlığının sınırsız şekilde haczedilmesi söz konusu değildir.
Kanun, borçlunun ve ailesinin temel yaşam ihtiyaçlarını korumaya yönelik bazı haczedilemezlik hükümleri öngörmektedir.
Somut olayın niteliğine göre;
- Kişisel kullanım için zorunlu bazı eşyalar,
- Mesleğin devamı için gerekli bazı araçlar,
- Belirli sosyal güvenlik gelirleri,
- Kanun tarafından özel olarak korunan diğer malvarlığı değerleri
haczedilemeyebilir.
Bir malın haczedilip haczedilemeyeceği, malın niteliği ve borçlunun somut durumu dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Haczin Kaldırılması
Borç tamamen ödenmişse, haciz için gerekli şartlar ortadan kalkmışsa veya haciz işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülüyorsa haczin kaldırılması gündeme gelebilir.
Haczin kaldırılması için uygulanacak yöntem haczin hangi mal üzerine konulduğuna ve hukuki sebebine göre değişebilir.
Örneğin banka hesabı, araç veya taşınmaz haczinin kaldırılması bakımından farklı uygulamalar söz konusu olabilir.
Menfi Tespit Davası
Bir kişinin aslında borçlu olmadığı hâlde hakkında icra takibi başlatılması durumunda menfi tespit davası gündeme gelebilir.
Menfi tespit davasının amacı kişinin mevcut bir borcu bulunmadığının mahkeme tarafından tespit edilmesidir.
Bu dava;
- Borcun hiç doğmamış olması,
- Borcun ödenmiş bulunması,
- İmzanın borçluya ait olmaması,
- Borcun başka bir nedenle sona ermiş olması
gibi hukuki sebeplere dayanabilir.
İstirdat Davası
Borçlu olmadığı bir borcu icra takibi nedeniyle ödemek zorunda kalan kişinin, kanunun öngördüğü şartlar altında ödediği paranın geri alınması amacıyla istirdat davası gündeme gelebilir.
Menfi tespit davası ile istirdat davası birbirinden farklıdır.
Menfi tespitte borç bulunmadığının belirlenmesi amaçlanırken, istirdatta yapılan ödemenin geri alınması söz konusu olur.
İstihkak Davaları
Haczedilen malın borçluya değil üçüncü bir kişiye ait olduğu ileri sürülüyorsa istihkak iddiası gündeme gelebilir.
Örneğin borçluya ait olmayan bir malın borçlunun bulunduğu iş yerinde bulunması nedeniyle haczedilmesi durumunda üçüncü kişi mal üzerinde mülkiyet hakkı bulunduğunu ileri sürebilir.
İstihkak uyuşmazlıklarında malın kime ait olduğu ve haciz sırasında tarafların hukuki durumu değerlendirilir.
Hacizli Malların Satışı
Haczedilen malların nakde çevrilmesi gerektiğinde kanunda belirtilen satış prosedürü uygulanır.
Taşınır ve taşınmaz malların satışında;
- Değer tespiti,
- Satış ilanı,
- Elektronik satış,
- İhale şartları,
- İhalenin sonuçları
gibi aşamalar gündeme gelebilir.
Satış sürecindeki usulsüzlük iddiaları da kanunda öngörülen hukuki yollar kapsamında ileri sürülebilir.
İcra İhalesi ve İhalenin Feshi
İcra dosyasında gerçekleştirilen satışın kanuni şartlara uygun yapılmadığı iddia edildiğinde, şartları bulunuyorsa ihalenin feshi talep edilebilir.
İhalenin feshi bakımından süreler ve başvurulacak merci önemlidir.
Bu nedenle satış işleminin tamamlanmasının ardından sürecin ve tebligatların zamanında incelenmesi gerekir.
İcra Takibine Karşı Şikâyet
İcra ve iflas hukukunda icra dairesinin gerçekleştirdiği bazı işlemlerin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulabilir.
Şikâyet;
- İcra memuru işlemlerinin kanuna aykırı olması,
- Usulsüz işlemler,
- Yetkisiz veya hatalı uygulamalar,
- Kanunun emredici hükümlerine aykırılık
gibi durumlarda gündeme gelebilir.
Şikâyet yolunun süresi her olayda aynı olmayabileceğinden işlem türü ve kanuni düzenleme ayrıca değerlendirilmelidir.
Borcun Taksitlendirilmesi ve Ödeme Anlaşmaları
Alacaklı ile borçlu arasında icra dosyasının ödeme planına bağlanması konusunda anlaşma yapılması mümkündür.
Taksitlendirme;
- Borcun tamamının belirli tarihlerde ödenmesi,
- Kısmi ödeme,
- Hacizlerin belirli şartlarda kaldırılması,
- Dosyanın ödeme planı doğrultusunda yürütülmesi
gibi farklı biçimlerde düzenlenebilir.
Ancak yapılan anlaşmanın yazılı olarak ve icra dosyasındaki hukuki duruma uygun şekilde hazırlanması önemlidir.
İcra Dosyasında Faiz Hesaplaması
Alacağın niteliğine göre faiz uygulanabilir.
Faizin başlangıç tarihi, oranı ve hangi dönem için hesaplanacağı;
- Sözleşmeye,
- Mahkeme kararına,
- Kanuna,
- Alacağın türüne
göre değişebilir.
Özellikle ticari alacaklarda faiz türü ve oranının doğru belirlenmesi önem taşımaktadır.
Ticari Alacakların İcra Yoluyla Tahsili
Şirketler ve ticari işletmeler arasındaki ilişkilerden doğan ödenmemiş faturalar, çekler, senetler ve diğer alacaklar icra yoluyla tahsil edilmeye çalışılabilir.
Ticari alacaklarda;
- Fatura ve sözleşmeler,
- Cari hesap kayıtları,
- Teslim belgeleri,
- İrsaliyeler,
- Banka kayıtları,
- Ticari defter ve kayıtlar
önem taşıyabilir.
Borçlunun itirazı hâlinde alacağın ispatı bakımından ticari kayıtların hukuki niteliği ayrıca incelenir.
Kira Alacağının İcra Yoluyla Tahsili
Kiracının kira bedelini ödememesi durumunda kiraya veren açısından icra takibi gündeme gelebilir.
Kira alacağına ilişkin takiplerde;
- Kira sözleşmesi,
- Ödenmeyen kira bedelleri,
- Ödeme kayıtları,
- İhtarlar,
- Kiracının itirazı
değerlendirilebilir.
Takibin şartlarına göre kira borcunun tahsiliyle birlikte tahliye sonucu da gündeme gelebilir.
İşçilik Alacaklarının İcra Yoluyla Tahsili
Kesinleşmiş mahkeme kararı veya hukuken takip edilebilir nitelikte bir alacak bulunması hâlinde işçilik alacaklarının icra yoluyla tahsili mümkündür.
Kıdem, ihbar, ücret, fazla çalışma ve diğer alacakların hangi şekilde takip edileceği dosyanın mevcut durumuna göre belirlenmelidir.
Nafaka Alacaklarının İcra Yoluyla Tahsili
Nafaka ödemelerinin yapılmaması durumunda, nafaka kararına dayanılarak icra takibi gerçekleştirilebilir.
Nafaka alacaklarının niteliği nedeniyle bu alacaklar bakımından icra hukuku içerisinde özel uygulamalar bulunmaktadır.
Özellikle devam eden nafaka borçlarının düzenli şekilde takip edilmesi ve yapılan ödemelerin dosyaya doğru şekilde yansıtılması önem taşır.
İcra Hukukunda Alacaklı ve Borçlu Açısından Hukuki Destek
İcra dosyalarında hem alacaklı hem de borçlu bakımından farklı riskler söz konusu olabilir.
Alacaklı açısından temel amaç;
- Doğru takip yolunun seçilmesi,
- Takibin zamanında başlatılması,
- Borçlunun malvarlığının araştırılması,
- Hacizlerin uygulanması,
- Satış ve tahsil işlemlerinin yürütülmesi
iken borçlu açısından;
- Haksız takiplerin önlenmesi,
- Süresinde itiraz edilmesi,
- Haczedilemeyen malların korunması,
- Hatalı işlemlere karşı şikâyet,
- Borcun yapılandırılması
gibi konular ön plana çıkabilir.
İcra Hukuku Avukatı Ne Yapar?
İcra hukuku alanında avukatlık hizmeti yalnızca icra dosyası açmaktan ibaret değildir.
Somut dosyanın niteliğine göre avukat;
- İcra takip dosyası hazırlar,
- Alacağın niteliğine uygun takip yolunu belirler,
- Ödeme emirlerini ve diğer belgeleri inceler,
- Borçlunun itirazlarını değerlendirir,
- İtirazın iptali veya kaldırılması süreçlerini yürütür,
- Haciz talebinde bulunur,
- Haciz işlemlerini takip eder,
- Satış ve ihale süreçlerini takip eder,
- İstihkak uyuşmazlıklarını değerlendirir,
- Menfi tespit ve istirdat davalarını takip eder,
- İcra mahkemelerinde şikâyet ve diğer başvuruları yürütür.
İcra hukukunda sürelerin kısa olması nedeniyle ödeme emri, haciz tutanağı veya diğer icra evrakının zamanında incelenmesi önem taşır.
İcra ve İflas Hukuku Kapsamında Hizmetlerimiz
Hukuk büromuz tarafından icra ve iflas hukuku kapsamında;
- İlamsız icra takipleri,
- İlamlı icra takipleri,
- Kambiyo senetlerine özgü icra takipleri,
- Çek ve senet alacaklarının tahsili,
- Ticari alacakların icra yoluyla tahsili,
- Kira alacaklarının tahsili,
- Nafaka alacaklarının takibi,
- İşçilik alacaklarının icrası,
- Haciz işlemleri,
- Banka ve maaş hacizleri,
- Araç ve taşınmaz hacizleri,
- Haczin kaldırılması,
- İtiraz ve şikâyet işlemleri,
- İtirazın iptali davaları,
- İtirazın kaldırılması,
- Menfi tespit davaları,
- İstirdat davaları,
- İstihkak davaları,
- İcra ihalelerinin takibi,
- İhalenin feshi talepleri,
- Borç yapılandırma ve ödeme anlaşmaları
gibi hukuki süreçlerde hizmet sunulmaktadır.
Erzurum ve Türkiye Genelinde İcra Hukuku Hizmeti
Hukuk büromuz Erzurum merkezli olarak faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte icra ve iflas hukuku alanındaki çalışmalarımız yalnızca Erzurum ile sınırlı değildir.
Erzurum ve çevre illerde bulunan alacaklı ve borçluların icra süreçlerinin yanı sıra Türkiye’nin farklı şehirlerinde bulunan bireysel ve kurumsal müvekkillerin icra takipleri ve icra mahkemesi süreçleri de dosyanın niteliğine göre takip edilebilmektedir.
Şehir dışında bulunan müvekkillerle uygun durumlarda dijital iletişim araçları üzerinden bilgi ve belge paylaşımı yapılarak takip süreçlerinin koordinasyonu sağlanmaktadır.
İcra Hukuku Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İcra takibi nasıl başlatılır?
Alacağın türüne göre yetkili icra dairesine başvurularak uygun takip yolu üzerinden icra takibi başlatılabilir. Takip türü, alacağın dayanağına ve mevcut belgelere göre belirlenir.
İcra takibine itiraz edilirse ne olur?
İtirazın türüne ve takip yoluna göre icra takibinin devamı etkilenebilir. Alacaklı, kanunda öngörülen şartların bulunması hâlinde itirazın iptali veya itirazın kaldırılması gibi hukuki yollara başvurabilir.
Hakkımda icra takibi başlatılırsa ne yapmalıyım?
Öncelikle ödeme emrinin ne zaman tebliğ edildiği ve hangi takip türünün uygulandığı belirlenmelidir. Ardından itiraz veya diğer hukuki yollar bakımından süreler kontrol edilmelidir.
İcra borcu ödenirse haciz kaldırılır mı?
Borç ve takip dosyasının hukuki durumu dikkate alınarak ödeme sonrasında hacizlerin kaldırılması gündeme gelebilir. Hangi işlemin yapılacağı haczin türüne göre değişebilir.
Maaşın tamamına haciz konulabilir mi?
İşçi ücretleri bakımından kanunda belirli haciz sınırlamaları bulunmaktadır. Maaş haczinin kapsamı somut olayda çalışanın statüsü ve uygulanan mevzuata göre belirlenir.
Banka hesabına haciz konulabilir mi?
Kanuni şartların bulunması hâlinde borçlunun banka hesabındaki haczedilebilir varlıklar üzerine haciz uygulanabilir. Ancak her para veya sosyal yardım niteliğindeki ödeme aynı hukuki rejime tabi değildir.
Ev veya araba haczedilebilir mi?
Borçlunun malvarlığına ilişkin haciz işlemleri kanuni koşullar çerçevesinde gerçekleştirilebilir. Ancak kanun tarafından korunmuş bazı mal ve haklar için haczedilemezlik hükümleri bulunmaktadır.
İcra takibi hangi durumlarda iptal edilebilir?
Takibin hukuka aykırı olması, borcun bulunmaması, usulsüz işlemler veya kanunda düzenlenen diğer sebepler somut olayın özelliklerine göre takibin durdurulması, iptali veya işlemin kaldırılması yönünde başvurulara konu olabilir.
Borçlu olmadığım hâlde hakkımda icra takibi başlatıldıysa ne yapabilirim?
Takibin aşamasına ve niteliğine göre itiraz, menfi tespit, şikâyet veya diğer hukuki yollar değerlendirilebilir.
İcra dosyasındaki borç taksitlendirilebilir mi?
Alacaklı ile borçlu arasında ödeme planı konusunda anlaşma yapılabilir. Yapılan anlaşmanın icra dosyası bakımından hukuki sonuç doğuracak şekilde düzenlenmesi önemlidir.
İcra dosyası ne kadar sürede kapanır?
Dosyanın kapanma süresi borcun ödenmesine, itirazlara, haciz işlemlerine, satış süreçlerine ve tarafların yürüttüğü diğer işlemlere göre değişir. Bütün icra dosyaları için sabit bir süre bulunmamaktadır.
Erzurum dışında icra dosyaları takip ediliyor mu?
Hukuk büromuz Erzurum merkezli olmakla birlikte, dosyanın niteliğine ve icra işlemlerinin gerektirdiği sürece göre Türkiye’nin farklı şehirlerindeki icra takipleri ve icra hukuku uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve takip hizmeti sunmaktadır.
İcra Hukukunda Hukuki Sürelerin Önemi
İcra hukukunun en önemli özelliklerinden biri birçok işlemin kanunda belirlenen süreler içerisinde yapılmasının gerekmesidir.
Ödeme emrine itiraz, kambiyo senedine dayalı takiplerde başvuru, hacze itiraz, ihalenin feshi veya diğer icra işlemlerinde sürenin geçirilmesi, sahip olunan hukuki imkânların kaybedilmesine neden olabilir.
Bu nedenle icra dosyasının yalnızca borcun miktarı açısından değil, dosyanın hangi aşamada olduğu ve hangi sürenin işlemekte olduğu yönünden de değerlendirilmesi gerekir.
İcra takibine ilişkin tebligat alan kişilerin, özellikle ödeme emrinin tebliğ tarihini dikkate alarak süresi içinde hukuki durumlarını değerlendirmeleri önemlidir.