Kira ve gayrimenkul hukuku; konut, iş yeri, arsa, tarla ve diğer taşınmazlar üzerinde kurulan mülkiyet ve kullanım ilişkilerinden doğan hukuki süreçleri kapsayan geniş bir alandır. Taşınmazların ekonomik değerinin yüksek olması ve mülkiyet hakkının doğrudan etkilenmesi nedeniyle bu alandaki işlemlerin dikkatli yürütülmesi büyük önem taşır.
Kira sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, kiracının tahliyesi, kira bedelinin belirlenmesi, ödenmeyen kira alacaklarının tahsili, tapu iptal ve tescil davaları, hisseli taşınmaz uyuşmazlıkları, ortaklığın giderilmesi ve taşınmaz devirlerinden doğan sorunlar uygulamada sıklıkla karşılaşılan konular arasındadır.
Taşınmaz hukukunda hukuki destek yalnızca uyuşmazlık ortaya çıktıktan sonra gündeme gelmez. Kira veya taşınmaz sözleşmelerinin hazırlanması, tapu kayıtlarının incelenmesi ve işlem öncesinde hukuki risklerin değerlendirilmesi de ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından önemlidir.
Erzurum merkezli hukuk büromuz; kira ve gayrimenkul hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda Erzurum ve çevre iller başta olmak üzere Türkiye’nin farklı şehirlerinde bulunan bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunmaktadır.
Kira ve Gayrimenkul Hukuku Nedir?
Gayrimenkul hukuku; arsa, konut, iş yeri, tarla ve benzeri taşınmazlar üzerindeki mülkiyet hakkını, taşınmazın kullanımını, devrini ve taşınmaza bağlı diğer hakları düzenleyen hukuk alanıdır.
Kira hukuku ise bir taşınmazın belirli bir bedel karşılığında kullanılmasının kiracı ve kiraya veren açısından doğurduğu hak ve yükümlülükleri düzenler.
Bu nedenle taşınmaz hukuku yalnızca tapuda gerçekleştirilen alım ve satım işlemlerinden ibaret değildir. Bir konutun kiraya verilmesinden hisseli bir tarlanın kullanımına, iş yeri tahliyesinden tapu kaydındaki hukuki bir sorunun çözümüne kadar çok sayıda uyuşmazlık bu kapsamda değerlendirilebilir.
Türk hukukunda taşınmaz mülkiyeti, tapu sicili ve ayni haklara ilişkin temel düzenlemeler ağırlıklı olarak Türk Medeni Kanunu içerisinde yer alırken; kira sözleşmeleri ve taşınmazlara ilişkin çeşitli sözleşmesel ilişkiler bakımından Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmaktadır.
Uyuşmazlığın niteliğine göre Tapu Kanunu, Kat Mülkiyeti Kanunu, İmar Kanunu ve ilgili diğer mevzuat hükümleri de uygulama alanı bulabilir.
Kira Hukuku
Konut ve iş yeri kiraları hem kiracı hem de kiraya veren bakımından uzun süre devam edebilen hukuki ilişkiler doğurmaktadır.
Kira bedelinin ödenmemesi, kira artışına ilişkin anlaşmazlıklar, taşınmazın tahliye edilmek istenmesi, tahliye taahhütnamesi, ihtiyaç nedeniyle tahliye veya kira sözleşmesinin hükümlerinin ihlal edilmesi taraflar arasında uyuşmazlığa neden olabilir.
Kira hukukunda özellikle süreler, bildirimler ve dava şartları önem taşıdığından işlemlerin uyuşmazlığın niteliğine uygun şekilde yürütülmesi gerekir.
Kira Sözleşmelerinin Hazırlanması ve İncelenmesi
Kira ilişkisinin başlangıcında hazırlanacak sözleşme, ilerleyen dönemde taraflar arasında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesinde önemli rol oynar.
Konut ve iş yeri kira sözleşmelerinde;
- Kira bedeli,
- Kira bedelinin ödeme zamanı ve şekli,
- Kira artışına ilişkin hükümler,
- Depozito,
- Aidat ve yan giderler,
- Taşınmazın kullanım amacı,
- Teslim koşulları,
- Demirbaşlar,
- Tarafların bakım ve onarım yükümlülükleri,
- Sözleşmenin sona ermesine ilişkin hükümler
açık ve anlaşılır şekilde düzenlenmelidir.
Mevcut kira sözleşmelerinin de tarafların ihtiyaçlarına ve yürürlükteki mevzuata göre hukuki açıdan incelenmesi ve gerektiğinde yeniden düzenlenmesi mümkündür.
Kira Bedelinin Tespiti Davaları
Kiracı ile kiraya veren arasında kira bedelinin ne kadar olması gerektiğine ilişkin anlaşmazlıklar ortaya çıkabilir.
Kanunda belirtilen koşulların oluşması hâlinde kira bedelinin mahkeme tarafından belirlenmesi amacıyla kira bedelinin tespiti davası açılabilir.
Bu davalarda kira ilişkisinin süresi, sözleşmenin özellikleri, taşınmazın durumu, emsal kira bedelleri ve ilgili kanuni ölçütler birlikte değerlendirilir.
Kira tespit davalarının açılma zamanı ve verilecek kararın hangi dönemden itibaren sonuç doğuracağı bakımından kanuni düzenlemeler önem taşıdığından her kira ilişkisinin kendi koşulları içerisinde incelenmesi gerekir.
Kira Bedelinin Uyarlanması Davaları
Kira bedelinin tespiti ile kira bedelinin uyarlanması birbirinden farklı hukuki kurumlardır.
Sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan ve taraflardan sözleşmeye aynı koşullarda devam etmesinin beklenmesini önemli ölçüde güçleştiren olağanüstü durumlarda, şartlarının bulunması hâlinde sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması talep edilebilir.
Uyarlama talebinin kabul edilip edilmeyeceği her somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Kiracı Tahliye Davaları
Kiraya verenin kiracıyı taşınmazdan çıkarmak istemesi tek başına tahliye için yeterli değildir. Tahliyenin kanunda öngörülen bir hukuki sebebe dayanması ve ilgili prosedürün doğru şekilde yürütülmesi gerekir.
Somut olayın özelliklerine göre tahliye;
- Kiraya verenin veya kanunda belirtilen yakınlarının konut ya da iş yeri ihtiyacı,
- Yeniden inşa veya esaslı onarım,
- Geçerli bir tahliye taahhüdü,
- Kira bedelinin ödenmemesi,
- Kira ilişkisinden kaynaklanan yükümlülüklere aykırılık,
- Kanunda düzenlenen diğer tahliye sebepleri
nedeniyle gündeme gelebilir.
Her tahliye sebebinin kendine özgü şartları, süreleri ve uygulanması gereken usulleri bulunmaktadır. Bu nedenle bir tahliye işleminin hangi hukuki nedene dayanacağı dosyanın koşullarına göre belirlenmelidir.
Tahliye Taahhütnamesine Dayalı Tahliye
Kiracının belirli bir tarihte taşınmazı boşaltmayı yazılı olarak taahhüt ettiği durumlarda, kanuni şartların bulunması hâlinde tahliye süreci başlatılabilir.
Ancak tahliye taahhüdünün hukuken geçerli olup olmadığı; düzenlenme zamanı, içeriği ve somut kira ilişkisiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Geçerli bir tahliye taahhüdünün bulunması durumunda dahi kanunda öngörülen süre ve prosedürlere uyulması gerekir.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye
Kiraya verenin kendisinin veya kanunda belirtilen kişilerin konut ya da iş yeri ihtiyacının bulunması durumunda şartların oluşması hâlinde ihtiyaç nedeniyle tahliye talep edilebilir.
İhtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve mevcut olması hukuki değerlendirmede önem taşır.
Her olayın koşulları farklı olduğundan ihtiyaç nedeniyle tahliye taleplerinin taşınmazın kullanım durumu ve tarafların somut koşulları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekir.
Kira Bedelinin Ödenmemesi
Kiracının kira bedelini sözleşmeye uygun şekilde ödememesi hâlinde kiraya veren açısından hem kira alacağının tahsili hem de koşulları varsa taşınmazın tahliyesi gündeme gelebilir.
Bu süreçlerde somut olayın niteliğine göre ihtar, icra takibi veya dava yoluna başvurulabilir.
Kira alacağının tahsili amacıyla yürütülen icra işlemleriyle tahliye sürecinin birbirine etkisi bulunduğundan işlemlerin doğru hukuki yol kullanılarak yürütülmesi önemlidir.
Kira Alacaklarının İcra Yoluyla Tahsili
Ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla borçlu kiracı hakkında icra takibi başlatılması mümkündür.
Takibin türüne ve borçlunun davranışına göre süreç farklı şekillerde ilerleyebilir.
Kira borcunun miktarı, ödeme belgeleri, kira sözleşmesi ve tarafların önceki işlemleri bu aşamada değerlendirilmesi gereken belgeler arasında yer alabilir.
Kira Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Kira ilişkisinden kaynaklanan birçok uyuşmazlık bakımından dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekebilir.
Arabuluculukta taraflar kira bedeli, tahliye, alacak veya kira ilişkisinden doğan diğer uyuşmazlıklar konusunda anlaşmaya varabilir.
Arabuluculuk kapsamında olup olmadığı ve sürecin nasıl yürütüleceği ise uyuşmazlığın türüne göre değerlendirilmelidir.
Gayrimenkul Hukuku Kapsamındaki Başlıca Uyuşmazlıklar
Gayrimenkul hukukunda mülkiyet hakkına ve tapu kayıtlarına ilişkin uyuşmazlıklar önemli bir yer tutmaktadır.
Başlıca taşınmaz hukuku uyuşmazlıkları arasında;
- Tapu iptal ve tescil davaları,
- Tapu kayıtlarının düzeltilmesi,
- Hisseli taşınmaz uyuşmazlıkları,
- Ortaklığın giderilmesi davaları,
- Önalım hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar,
- El atmanın önlenmesi davaları,
- Ecrimisil talepleri,
- Kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıklar,
- Ayni ve şahsi haklara ilişkin uyuşmazlıklar,
- Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri,
- Taşınmaz alım ve satım işlemleri
yer almaktadır.
Tapu İptal ve Tescil Davaları
Tapu kayıtları taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının belirlenmesinde temel öneme sahiptir. Ancak bazı durumlarda tapu kaydının gerçek hukuki durumu yansıtmadığı ileri sürülebilir.
Kanuni şartların bulunması durumunda hukuka aykırı olduğu ileri sürülen tapu kaydının iptal edilmesi ve gerçek hak sahibi adına tescil yapılması amacıyla tapu iptal ve tescil davası açılabilir.
Bu tür davalar somut olayın özelliklerine göre;
- Muvazaalı işlemler,
- Yetkisiz veya hukuka aykırı devirler,
- İrade bozukluğu iddiaları,
- Vekâlet ilişkisinden kaynaklanan hukuka aykırılıklar,
- Miras ilişkileri,
- Diğer mülkiyet uyuşmazlıkları
nedeniyle gündeme gelebilir.
Tapu iptal ve tescil davalarında tapu kayıtlarının, devir belgelerinin ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Hisseli Taşınmaz Uyuşmazlıkları
Bir taşınmaz üzerinde birden fazla kişinin hak sahibi olması, uygulamada çeşitli kullanım ve paylaşım sorunlarına neden olabilir.
Paydaşlar arasında;
- Taşınmazın nasıl kullanılacağı,
- Taşınmazdan elde edilen gelirlerin paylaşılması,
- Giderlere katılım,
- Bir paydaşın taşınmazı tek başına kullanması,
- Payın üçüncü kişilere satılması,
- Taşınmazın tamamının satılmak istenmesi
gibi konularda uyuşmazlık çıkabilir.
Özellikle miras yoluyla birden fazla kişiye geçen arsa, tarla, konut ve diğer taşınmazlarda hisseli mülkiyet uyuşmazlıklarına sık rastlanmaktadır.
Ortaklığın Giderilmesi Davaları
Paydaşların taşınmaz üzerindeki ortaklığı sürdürmek istememesi ve anlaşma yoluyla paylaşım yapılamaması durumunda ortaklığın giderilmesi talep edilebilir.
Ortaklığın giderilmesi davalarında taşınmazın özelliklerine ve kanuni şartlara göre aynen paylaşım veya satış yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi gündeme gelebilir.
Bu davalar özellikle miras yoluyla birden fazla kişiye geçen taşınmazlarda sık karşılaşılabilen hukuki süreçlerdendir.
Önalım Hakkından Kaynaklanan Uyuşmazlıklar
Paylı mülkiyete tabi bir taşınmazdaki payın üçüncü bir kişiye satılması hâlinde, kanunda belirtilen koşulların bulunması durumunda diğer paydaşlar açısından yasal önalım hakkı gündeme gelebilir.
Önalım hakkının kullanılabilmesi somut satış işleminin ve kanuni koşulların değerlendirilmesini gerektirir.
Bu nedenle hisseli taşınmazlarda gerçekleştirilecek pay satışlarında hem satıcı hem alıcı hem de diğer paydaşların hukuki durumunun işlem öncesinde incelenmesi önem taşır.
El Atmanın Önlenmesi ve Ecrimisil
Taşınmazın malikinin veya hak sahibinin rızası olmaksızın üçüncü kişiler tarafından kullanılması durumunda el atmanın önlenmesi ve koşulların bulunması hâlinde ecrimisil talepleri gündeme gelebilir.
Bu tür uyuşmazlıklara özellikle hisseli taşınmazlar, sınır problemleri ve taşınmazın hak sahibi olmayan kişiler tarafından kullanılması durumlarında rastlanabilir.
Taşınmazın mülkiyet durumu, fiili kullanım şekli ve tarafların hakları birlikte değerlendirilmelidir.
Kat Mülkiyetinden Kaynaklanan Uyuşmazlıklar
Apartman, site ve toplu yapılarda bağımsız bölüm maliklerinin ortak alanlar ve yönetimle ilgili hak ve yükümlülükleri Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında çeşitli uyuşmazlıklara neden olabilir.
Bu alanda;
- Ortak alanların kullanılması,
- Kat malikleri kurulu kararları,
- Yönetim planı,
- Apartman ve site giderleri,
- Aidat uyuşmazlıkları,
- Ortak alanlarda yapılan değişiklikler,
- Bağımsız bölümlerin kullanımından kaynaklanan anlaşmazlıklar
gündeme gelebilir.
Uyuşmazlığın çözümünde tapu kayıtlarının yanı sıra yönetim planı, kat malikleri kurulu kararları ve ilgili diğer belgeler birlikte değerlendirilmelidir.
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri ve Müteahhit Uyuşmazlıkları
Arsa sahibi ile yüklenici arasında gerçekleştirilen kat karşılığı inşaat projeleri yüksek ekonomik değere sahip ve teknik ayrıntılar içeren hukuki ilişkiler doğurabilir.
Sözleşmede özellikle;
- Bağımsız bölümlerin paylaşımı,
- İnşaatın teslim tarihi,
- Teknik özellikler,
- Projeye uygunluk,
- Ruhsat ve idari işlemler,
- Eksik veya ayıplı işlerin sonuçları,
- Tarafların yükümlülükleri,
- Sözleşmeye aykırılık hâlinde uygulanacak hükümler
açık şekilde düzenlenmelidir.
Uyuşmazlık çıkması durumunda sözleşme hükümleri, teknik şartnameler, proje ve ruhsat belgeleri ile inşaatın mevcut durumu birlikte değerlendirilir.
Gayrimenkul Alım Satım İşlemleri
Bir taşınmazın satın alınması yalnızca satış bedelinin ödenmesi ve tapuda devir yapılmasından ibaret değildir.
Özellikle yüksek değerli taşınmazlarda işlemden önce taşınmazın hukuki durumunun incelenmesi önemlidir.
Bu kapsamda;
- Tapu kaydının kontrol edilmesi,
- İpotek ve hacizlerin incelenmesi,
- Tapuda bulunan şerh ve beyanların değerlendirilmesi,
- Taşınmaz üzerindeki üçüncü kişi haklarının araştırılması,
- Hisseli mülkiyet yapısının incelenmesi,
- Gerekli sözleşmelerin hukuki açıdan değerlendirilmesi
gibi işlemler gerçekleştirilebilir.
Bu inceleme yatırımın ekonomik getirisine yönelik bir yatırım danışmanlığı değil, taşınmazın hukuki durumuna ilişkin bir risk değerlendirmesidir.
Taşınmaz Üzerindeki İpotek, Haciz ve Şerhler
Tapu sicilinde bir taşınmaz üzerinde ipotek, haciz, irtifak, şerh veya çeşitli takyidatlar bulunabilir.
Bu kayıtların taşınmazın kullanımını veya devrini etkileyip etkilemediğinin işlem yapılmadan önce değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle taşınmaz satın alınırken yalnızca tapuda malik olarak görünen kişinin kim olduğuna bakılması yeterli olmayabilir. Taşınmaz üzerindeki mevcut hukuki yüklerin de ayrıntılı şekilde incelenmesi önemlidir.
Ayni Haklar ve İrtifak Hakları
Taşınmazlar üzerinde mülkiyet hakkının yanı sıra farklı ayni haklar kurulabilir.
Bunlar arasında;
- İntifa hakkı,
- Oturma hakkı,
- Üst hakkı,
- Geçit hakkı,
- Diğer irtifak hakları
bulunabilir.
Bu hakların kurulması, kullanılması veya sona erdirilmesine ilişkin işlemler de gayrimenkul hukukunun çalışma alanı içerisinde yer almaktadır.
Geçit Hakkı Uyuşmazlıkları
Bir taşınmazın genel yola yeterli bağlantısının bulunmaması gibi durumlarda kanuni şartların oluşması hâlinde geçit hakkı kurulması talep edilebilir.
Geçidin nereden ve hangi koşullarda kurulacağı değerlendirilirken taşınmazların konumu, kullanım biçimi ve tarafların menfaatleri dikkate alınır.
Kentsel Dönüşüm ve Taşınmaz Hukuku
Riskli yapıların yenilenmesi ve kentsel dönüşüm projeleri malik, yüklenici ve diğer ilgililer arasında önemli hukuki ilişkiler doğurmaktadır.
Kentsel dönüşüm süreçlerinde;
- Malikler arasında alınacak kararlar,
- Riskli yapı süreci,
- Yüklenici ile yapılacak sözleşmeler,
- Bağımsız bölümlerin paylaşımı,
- Tahliye işlemleri,
- Tapu işlemleri,
- Proje ve imar süreçleri
gibi çok sayıda konu birlikte gündeme gelebilir.
Kentsel dönüşüm mevzuatında zaman içerisinde değişiklikler yapılabildiğinden her işlem güncel düzenlemeler ve somut projenin özellikleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Yabancıların Türkiye’de Taşınmaz Edinmesi
Yabancı gerçek veya tüzel kişilerin Türkiye’de taşınmaz edinmesi belirli yasal sınırlamalara ve prosedürlere tabidir.
Satın alınacak taşınmazın konumu, niteliği, alıcının hukuki durumu ve yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri işlemden önce değerlendirilmelidir.
Bu süreçlerde;
- Tapu kayıtlarının hukuki incelemesi,
- Taşınmaz edinimine ilişkin yasal şartların değerlendirilmesi,
- Tapu devir sürecinin hukuki takibi,
- İlgili sözleşmelerin incelenmesi
gibi işlemler bakımından hukuki destek sağlanabilir.
Gayrimenkul İşlemlerinde Hukuki İnceleme Neden Önemlidir?
Gayrimenkul uyuşmazlıklarının bir kısmı, taşınmazla ilgili işlem gerçekleştirilmeden önce yeterli hukuki inceleme yapılmamasından kaynaklanmaktadır.
Özellikle alım satım veya ticari taşınmaz işlemlerinde;
- Tapu geçmişi,
- İpotek ve hacizler,
- Şerhler,
- Mevcut dava ve uyuşmazlıklar,
- İmar ve ruhsat durumu,
- Taşınmaz üzerindeki üçüncü kişi hakları,
- Sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülükler
işlemden önce hukuki açıdan incelenebilir.
Bu tür hukuki durum incelemeleri, tarafların taşınmaza ilişkin mevcut riskleri işlem yapılmadan önce görebilmelerine yardımcı olur.
Kira ve Gayrimenkul Hukuku Kapsamında Hizmetlerimiz
Hukuk büromuzun kira ve gayrimenkul hukuku kapsamında yürüttüğü başlıca çalışmalar arasında;
- Konut ve iş yeri kira sözleşmelerinin hazırlanması ve incelenmesi,
- Kira bedelinin tespiti davaları,
- Kira bedelinin uyarlanmasına ilişkin uyuşmazlıklar,
- Kiracı tahliye davaları,
- İhtiyaç nedeniyle tahliye süreçleri,
- Tahliye taahhüdüne dayalı işlemler,
- Ödenmeyen kira bedellerinin tahsili,
- Kira alacakları nedeniyle icra takipleri,
- Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk süreçleri,
- Tapu iptal ve tescil davaları,
- Hisseli taşınmaz uyuşmazlıkları,
- Ortaklığın giderilmesi davaları,
- Önalım hakkına ilişkin uyuşmazlıklar,
- El atmanın önlenmesi ve ecrimisil talepleri,
- Tapu kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin işlemler,
- Kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklar,
- Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar,
- Gayrimenkul alım ve satım işlemlerinin hukuki açıdan incelenmesi,
- İpotek, haciz ve tapu şerhlerine ilişkin hukuki değerlendirmeler,
- İrtifak ve geçit hakkı uyuşmazlıkları
yer almaktadır.
Her taşınmaz ve kira ilişkisi farklı hukuki koşullar içerdiğinden uygulanacak yol somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.
Kira ve Gayrimenkul Avukatı Ne Yapar?
Kira ve gayrimenkul hukuku alanında avukatlık hizmeti yalnızca dava açılması veya duruşmalara katılmakla sınırlı değildir.
Uyuşmazlığın niteliğine göre avukat;
- Tarafların hukuki durumunu değerlendirir,
- Tapu ve sözleşme belgelerini inceler,
- İhtarname ve diğer hukuki bildirimleri hazırlar,
- Arabuluculuk görüşmelerine katılır,
- İcra takiplerini yürütür,
- Dava dilekçelerini ve savunmaları hazırlar,
- Tapu ve mülkiyet uyuşmazlıklarını takip eder,
- Taşınmaz işlemleri öncesinde hukuki risk incelemesi gerçekleştirir.
Taşınmazların ekonomik değerinin yüksek olması nedeniyle sürecin başlangıcında yapılacak hukuki değerlendirme, bazı uyuşmazlıkların ortaya çıkmadan önce önlenmesine yardımcı olabilir.
Erzurum ve Türkiye Genelinde Kira ve Gayrimenkul Hukuku Hizmeti
Hukuk büromuz Erzurum merkezli olarak faaliyet göstermekle birlikte kira ve gayrimenkul hukukuna ilişkin hizmetlerini yalnızca Erzurum ile sınırlandırmamaktadır.
Erzurum ve çevre illerde bulunan konut, iş yeri, arsa, tarla ve diğer taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıkların yanı sıra Türkiye’nin farklı şehirlerinde bulunan müvekkillerin kira ve gayrimenkul hukuku süreçlerinde hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunuyoruz.
Dosyanın niteliğine göre yüz yüze görüşmelerin yanında dijital iletişim imkânlarından yararlanarak şehir dışında bulunan müvekkillerimizle de hukuki süreçleri sürdürüyoruz.
Kira ve Gayrimenkul Hukuku Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Kiracı hangi durumlarda tahliye edilebilir?
Kiracının tahliyesi ancak kanunda düzenlenen sebepler ve ilgili usullere göre gerçekleştirilebilir. İhtiyaç, yeniden inşa, geçerli bir tahliye taahhüdü veya kira bedelinin ödenmemesi gibi çeşitli sebepler somut olayın özelliklerine göre tahliye talebine konu olabilir.
Kira bedelinin artırılması için dava açılabilir mi?
Kanunda öngörülen koşulların bulunması hâlinde kira bedelinin mahkeme tarafından belirlenmesi için kira tespit davası açılması mümkündür. Dava açılabilecek dönem ve kararın etkileri bakımından kira ilişkisinin süresi ve diğer hukuki koşullar değerlendirilmelidir.
Tahliye taahhütnamesi kiracının çıkarılması için yeterli midir?
Her tahliye taahhüdü kendiliğinden tahliye sonucunu doğurmaz. Taahhüdün hukuken geçerli olup olmadığı ve tahliye işlemlerinin süresi içerisinde yürütülüp yürütülmediği değerlendirilmelidir.
Kira ödenmezse ne yapılabilir?
Kira bedelinin ödenmemesi durumunda somut olayın özelliklerine göre ihtar, icra takibi, alacak talebi ve kanuni şartların oluşması hâlinde tahliye yolları gündeme gelebilir.
Tapu iptal ve tescil davası nedir?
Tapu sicilindeki bir kaydın hukuka aykırı olduğu ileri sürüldüğünde, şartların bulunması hâlinde mevcut kaydın iptali ve gerçek hak sahibi adına tescil yapılması amacıyla açılan davadır.
Hisseli taşınmaz satılabilir mi?
Paylı mülkiyette bir paydaşın kendi payını devretmesi mümkündür. Ancak üçüncü kişiye yapılan satışlarda somut koşullara göre diğer paydaşların yasal önalım hakkı gündeme gelebileceğinden satış işleminin hukuki sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.
Ortaklığın giderilmesi davası nedir?
Birden fazla kişinin ortak olduğu taşınmazdaki ortaklığın sona erdirilmesi amacıyla açılan davadır. Şartlara göre taşınmazın aynen paylaşılması veya satış yoluyla ortaklığın giderilmesi söz konusu olabilir.
Tapuda ipotek veya haciz nasıl öğrenilir?
Bir taşınmaz üzerindeki ipotek, haciz, şerh ve diğer takyidatlar tapu sicili kayıtlarının incelenmesiyle tespit edilebilir. Özellikle taşınmaz satın alınmadan önce bu kayıtların kontrol edilmesi önemlidir.
Gayrimenkul satın almadan önce hukuki inceleme yapılmalı mı?
Özellikle ekonomik değeri yüksek taşınmazlarda tapu kaydı, takyidatlar, mülkiyet yapısı, mevcut haklar ve sözleşmeler bakımından hukuki inceleme yapılması daha sonra ortaya çıkabilecek bazı risklerin önceden belirlenmesine yardımcı olabilir.
Erzurum dışındaki kira ve gayrimenkul davalarını takip ediyor musunuz?
Hukuk büromuz Erzurum merkezli olmakla birlikte dosyanın niteliğine ve gerekli işlemlere göre Türkiye’nin farklı şehirlerindeki kira ve gayrimenkul hukuku uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunmaktadır.