İş ve sosyal güvenlik hukuku, çalışma hayatının hem çalışan hem de işveren tarafını doğrudan ilgilendiren geniş kapsamlı bir hukuk alanıdır. İş sözleşmesinin kurulmasından sona ermesine kadar geçen süreçte tarafların sahip olduğu haklar, yerine getirmesi gereken yükümlülükler ve ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklar bu alan içerisinde değerlendirilir.
Kıdem ve ihbar tazminatı, işe iade, ücret ve fazla çalışma alacakları, iş kazaları, sigorta primleri ve SGK kaynaklı uyuşmazlıklar uygulamada en sık karşılaşılan konular arasındadır. Özellikle iş ilişkisinin sona erdiği dönemlerde yapılacak işlemlerin hukuka uygun şekilde yürütülmesi, çalışan ve işveren açısından sonradan ortaya çıkabilecek hak kayıplarının önlenmesi bakımından önem taşır.
Erzurum merkezli hukuk büromuz; işçi ve işveren uyuşmazlıkları ile sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan süreçlerde Erzurum ve çevre illerin yanı sıra Türkiye’nin farklı bölgelerindeki gerçek ve tüzel kişilere hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunmaktadır.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Nedir?
İş hukuku, çalışan ile işveren arasındaki iş ilişkisinin hukuki sınırlarını belirler. Sosyal güvenlik hukuku ise çalışma hayatının sigorta, prim, emeklilik, iş göremezlik ve benzeri sosyal güvenlik boyutlarını düzenler.
Bu alanın temel mevzuatı içerisinde 4857 sayılı İş Kanunu ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu önemli bir yer tutmaktadır.
Çalışma ilişkisi yalnızca işçinin yaptığı iş karşılığında ücret almasına dayanan basit bir ilişki değildir. Çalışma ve dinlenme süreleri, fazla çalışma, yıllık izin, ücret ödemeleri, iş sağlığı ve güvenliği, iş sözleşmesinin feshi, sosyal güvenlik primlerinin yatırılması ve iş kazaları gibi çok sayıda konu iş ve sosyal güvenlik hukukunun kapsamına girer.
İşverenlerin mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi kadar çalışanların sahip oldukları hakları bilmesi de çalışma hayatındaki uyuşmazlıkların önlenmesi açısından önemlidir.
İş Hukuku Kapsamındaki Başlıca Uyuşmazlıklar
Çalışma hayatında ortaya çıkan hukuki sorunların önemli bir bölümü iş sözleşmesinin sona ermesi veya işçilik haklarının eksik ya da hiç ödenmemesinden kaynaklanmaktadır.
Kıdem ve ihbar tazminatı, işe iade, fazla mesai, ücret alacağı ve iş kazaları bu kapsamda en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar arasındadır.
Kıdem Tazminatı ve İhbar Tazminatı
Kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde sıklıkla görülmektedir.
İşçinin kanunda öngörülen koşullar altında işten ayrılması veya iş sözleşmesinin işveren tarafından hukuka aykırı şekilde sona erdirilmesi hâlinde kıdem ya da ihbar tazminatı hakkı gündeme gelebilir.
Bu tür uyuşmazlıklarda özellikle;
- İş sözleşmesinin hangi nedenle sona erdiği,
- Feshin haklı veya geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığı,
- İşçinin toplam çalışma süresi,
- İşçinin aldığı ücret ve düzenli yan ödemeler,
- İhbar sürelerine uyulup uyulmadığı,
- Daha önce yapılmış tazminat ödemelerinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı
önem taşımaktadır.
Kıdem ve ihbar tazminatının değerlendirilmesinde yalnızca işten çıkış şekline değil, iş ilişkisinin tamamına ve tarafların davranışlarına bakılması gerekir.
İşe İade Davaları
İş güvencesi hükümlerinin uygulanabildiği durumlarda, geçerli bir sebep gösterilmeden işten çıkarılan çalışanlar işe iade yoluna başvurabilir.
Kaynak metindeki çerçeveye göre işe iade sürecinde öne çıkan şartlar arasında;
- İş yerinde en az 30 işçinin çalışması,
- İşçinin en az 6 aylık kıdeminin bulunması,
- İşten çıkarılmasının ardından 1 ay içerisinde zorunlu arabuluculuğa başvurulması
yer almaktadır.
Arabuluculuk görüşmelerinde uzlaşma sağlanamazsa uyuşmazlık iş mahkemesine taşınabilir.
Mahkeme tarafından işe iade kararı verilmesi durumunda somut olayın koşullarına göre boşta geçen süreye ilişkin ücret ve işçinin işe başlatılmaması hâlinde işe başlatmama tazminatı gündeme gelebilir.
Fazla Mesai ve Diğer İşçilik Alacakları
İş sözleşmesi devam ederken veya sona erdikten sonra çalışanların ücret ve diğer işçilik haklarına ilişkin uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir.
Bu kapsamda sıklıkla;
- Fazla çalışma ücretleri,
- Ulusal bayram ve genel tatil alacakları,
- Hafta tatili ücretleri,
- Kullanılmayan yıllık izinlere ilişkin ücretler,
- Ödenmeyen maaş ve diğer ücret alacakları
konusunda talepler ileri sürülebilmektedir.
İşçilik alacaklarının ispatında dosyanın niteliğine göre ücret bordroları, banka kayıtları, çalışma çizelgeleri, iş yeri kayıtları, yazışmalar ve tanık anlatımları önem taşıyabilir.
Her alacak kalemi bakımından çalışma koşullarının ve mevcut delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Mobbing ve Haksız Fesih
Çalışanın iş yerinde sürekli ve sistematik biçimde psikolojik baskı, dışlama, yıldırma veya benzeri davranışlara maruz bırakılması çalışma hayatında mobbing tartışmalarını gündeme getirebilir.
Her olumsuz davranış mobbing olarak değerlendirilemeyeceğinden iddianın olayın bütünlüğü içerisinde ele alınması gerekir.
Mobbing veya hukuka aykırı fesih iddialarında somut olayın özelliklerine göre;
- Manevi tazminat,
- İşçilik alacakları,
- İş sözleşmesinin haklı nedenle feshi,
- İşe iade
gibi hukuki talepler gündeme gelebilir.
Bu tür uyuşmazlıklarda iddiaların yazışmalar, tutanaklar, tanık anlatımları ve diğer somut delillerle desteklenmesi önemlidir.
İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları
İş kazaları, çalışma hayatında hem çalışan hem de işveren açısından en ciddi sonuçların ortaya çıkabildiği alanlardan biridir.
Bir iş kazasının gerçekleşmesi durumunda olayın nasıl meydana geldiği, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınıp alınmadığı, tarafların kusur oranları ve kazanın çalışan üzerindeki etkileri birlikte değerlendirilir.
İş kazasına ilişkin süreçlerde;
- SGK bildirimleri ve işlemleri,
- Kusur oranlarının belirlenmesi,
- Sağlık ve maluliyet raporları,
- Geçici veya sürekli iş göremezlik durumu,
- Maddi ve manevi tazminat talepleri,
- Ölüm hâlinde destekten yoksun kalma talepleri
önem taşıyabilir.
Ölümlü veya yaralanmalı ağır iş kazalarında olayın koşullarına göre ayrıca ceza hukuku kapsamında soruşturma yürütülmesi de söz konusu olabilir.
Meslek Hastalığı
Çalışanın yaptığı iş veya çalışma ortamı nedeniyle zaman içerisinde ortaya çıkan bazı sağlık sorunları meslek hastalığı kapsamında değerlendirilebilir.
Meslek hastalığına ilişkin uyuşmazlıklarda hastalık ile yürütülen iş arasındaki ilişkinin ortaya konulması, sağlık raporları ve ilgili kurumların değerlendirmeleri önem taşımaktadır.
Sosyal Güvenlik Hukuku
Sosyal güvenlik hukuku; çalışanların sigortalılık durumlarından emeklilik haklarına, prim ödemelerinden iş göremezlik ve maluliyet süreçlerine kadar uzanan geniş bir alanı kapsar.
SGK ile çalışan veya işveren arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların önemli bir kısmı eksik bildirim, sigortasız çalışma veya prim hesaplamalarından kaynaklanabilir.
SGK Uyuşmazlıkları ve Hizmet Tespiti
Bir çalışanın hiç sigortalı gösterilmemesi veya çalıştığı sürelerin Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik bildirilmesi ilerleyen dönemde önemli hak kayıpları doğurabilir.
Bu kapsamda;
- Hizmet tespiti davaları,
- Sigortasız çalışma iddiaları,
- Eksik prim bildirimleri,
- Çalışma süresinin eksik gösterilmesi,
- Yanlış SGK bildirimleri
gibi uyuşmazlıklarla karşılaşılabilir.
Çalışmanın varlığının ve süresinin ortaya konulmasında iş yeri kayıtları, ücret ödemeleri, yazışmalar, resmi kayıtlar ve tanık anlatımları değerlendirilebilir.
İş Göremezlik ve Maluliyet İşlemleri
İş kazası, meslek hastalığı veya farklı sağlık sorunları sonucunda kişinin çalışma gücünde kayıp meydana gelebilir.
Bu durumda sürekli iş göremezlik veya maluliyet kapsamında çeşitli sosyal güvenlik hakları gündeme gelebilir.
Süreç içerisinde;
- Sağlık kurulu raporları,
- SGK tarafından yapılan incelemeler,
- Maluliyet veya iş göremezlik oranları,
- Kurum kararlarına yönelik itirazlar
önem taşımaktadır.
İşsizlik Ödeneği ve Diğer SGK Hakları
İş sözleşmesinin sona ermesinin ardından kanunda belirtilen şartları sağlayan çalışanlar bakımından işsizlik ödeneği alınması mümkün olabilir.
Bunun yanında;
- Sigorta başlangıç tarihinin belirlenmesi,
- Prim günleri,
- Hizmet dökümleri,
- Emeklilik şartları,
- SGK kayıtlarının düzeltilmesi
gibi konular da sosyal güvenlik hukukunun uygulama alanına girmektedir.
İşe İade Süreci Nasıl İlerler?
İşe iade taleplerinde kanuni sürelerin doğru takip edilmesi büyük önem taşır. Süreç genel olarak arabuluculuk ve dava aşamalarından oluşmaktadır.
1. Zorunlu Arabuluculuk
İşe iade talebinde bulunmak isteyen çalışanın öncelikle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurması gerekir.
Kaynak metindeki düzenlemeye göre çalışan, işten çıkarılmasının ardından bir ay içerisinde arabuluculuk başvurusunda bulunmalıdır.
Arabuluculuk görüşmelerinde işçi ile işveren arasında anlaşma sağlanması hâlinde uyuşmazlık dava açılmadan çözülebilir.
2. İş Mahkemesinde Dava
Arabuluculuk sürecinde uzlaşma sağlanamazsa uyuşmazlığın iş mahkemesine taşınması mümkündür.
Dava sırasında dosyanın özelliklerine göre;
- İş sözleşmeleri,
- Fesih bildirimleri,
- Taraflar arasındaki yazışmalar,
- Ücret bordroları,
- İş yeri kayıtları,
- Tanık anlatımları
delil olarak değerlendirilebilir.
3. Mahkemenin Kararı
Mahkeme işveren tarafından yapılan feshin geçerli olup olmadığını değerlendirir.
İşe iade kararı verilmesi ve kararın gereğinin yerine getirilmemesi durumunda koşulların oluşmasına bağlı olarak işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süreye ilişkin ücret gibi sonuçlar gündeme gelebilir.
İş Hukuku Avukatı Ne Yapar?
İş hukuku alanında avukatlık hizmeti yalnızca uyuşmazlık ortaya çıktıktan sonra dava açılmasıyla sınırlı değildir.
Uyuşmazlık doğmadan önce iş sözleşmelerinin ve iş yeri uygulamalarının hukuka uygun şekilde düzenlenmesi de iş hukukunun önemli bir bölümünü oluşturur.
İş ve sosyal güvenlik hukuku kapsamında avukat;
- İşçinin veya işverenin hukuki durumunu değerlendirir,
- Hak düşürücü süreleri ve zamanaşımı sürelerini takip eder,
- Mevcut belgeleri ve delilleri inceler,
- Arabuluculuk görüşmelerine katılır,
- Dava ve savunma dilekçelerini hazırlar,
- İş mahkemelerindeki dava süreçlerini takip eder,
- SGK ile ilgili uyuşmazlıklarda hukuki işlemleri yürütür,
- İşverenlere çalışma mevzuatına ilişkin danışmanlık sunar.
Her iş uyuşmazlığının çalışma koşulları ve delil yapısı farklı olduğundan, hukuki değerlendirme de somut olayın özelliklerine göre yapılmalıdır.
İşverenlere Yönelik İş Hukuku Hizmetleri
İş hukuku yalnızca işçilerin sahip olduğu haklara ilişkin bir alan değildir. İşverenlerin de mevzuata uygun hareket edebilmesi ve iş ilişkilerini hukuki açıdan doğru şekilde yönetebilmesi önem taşımaktadır.
İş Sözleşmelerinin Hazırlanması
Çalışanlarla imzalanacak iş sözleşmelerinin işin niteliğine, yürürlükteki mevzuata ve işletmenin ihtiyaçlarına uygun şekilde hazırlanması ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların azaltılmasına katkı sağlayabilir.
Bunun yanında iş yeri yönetmelikleri, çalışma prosedürleri ve benzeri iç düzenlemeler de hukuki açıdan incelenebilir.
İşten Çıkarma ve Fesih Süreçleri
İş sözleşmesinin sona erdirilmesi sırasında yapılacak işlemlerin ve kullanılacak belgelerin somut olaya uygun şekilde hazırlanması önemlidir.
Fesih süreçlerinde;
- İşçiden savunma talep edilmesine ilişkin yazılar,
- Tutanaklar,
- İhtar ve ihtarnameler,
- Fesih bildirimleri,
- İşten ayrılış sürecine ilişkin belgeler
hukuki değerlendirmeye konu olabilir.
Toplu İş Sözleşmeleri ve Sendikal Süreçler
Toplu iş ilişkileri kapsamında toplu iş sözleşmelerinin hazırlanması, müzakere süreçleri ve sendikal faaliyetlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar bakımından hukuki danışmanlık hizmeti sunulabilir.
İş Sağlığı ve Güvenliği Danışmanlığı
İşverenin çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak amacıyla mevzuatta belirtilen yükümlülüklere uygun hareket etmesi gerekir.
İş sağlığı ve güvenliği bakımından gerekli prosedürlerin değerlendirilmesi, risklerin hukuki açıdan incelenmesi ve olası iş kazalarının önüne geçmeye yönelik mevzuat uyum çalışmalarının gerçekleştirilmesi işveren danışmanlığının önemli bölümlerindendir.
SGK ve Sosyal Güvenlik Danışmanlığı
İşverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna yönelik prim, bildirim ve diğer yükümlülükleri konusunda hukuki danışmanlık verilebilir.
Ayrıca SGK tarafından gerçekleştirilen işlemler ve uygulanan idari yaptırımlar bakımından başvuru ve dava yolları değerlendirilebilir.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Kapsamında Hizmetlerimiz
Hukuk büromuz iş ve sosyal güvenlik hukukunda hem çalışanlara hem de işverenlere yönelik hukuki hizmet sunmaktadır.
Başlıca çalışma alanlarımız;
- Kıdem tazminatı uyuşmazlıkları,
- İhbar tazminatı talepleri,
- İşe iade davaları,
- Fazla çalışma alacakları,
- Ücret ve diğer işçilik alacakları,
- Yıllık izin ve tatil ücretleri,
- İş kazalarından kaynaklanan tazminat davaları,
- Meslek hastalığı uyuşmazlıkları,
- Hizmet tespiti davaları,
- Sigortasız veya eksik sigortalı çalışma iddiaları,
- SGK uyuşmazlıkları,
- İşverenlere yönelik iş hukuku danışmanlığı,
- İş sözleşmelerinin hazırlanması,
- Fesih süreçlerinin hukuki olarak yönetilmesi,
- SGK kaynaklı idari para cezalarına yönelik hukuki süreçler
olarak sıralanabilir.
İş Davaları Ne Kadar Sürer?
İş davalarının ne kadar süreceğine ilişkin bütün dosyalara uygulanabilecek kesin bir süre vermek mümkün değildir.
Uyuşmazlığın türü, taraf sayısı, tanıkların dinlenmesi, bilirkişi incelemesi yapılıp yapılmayacağı, mahkemenin iş yoğunluğu ve dosyanın istinafa taşınıp taşınmaması dava süresini etkileyebilir.
İş uyuşmazlıklarında süreç çoğunlukla;
- Zorunlu arabuluculuk,
- İlk derece iş mahkemesi,
- Gerektiğinde istinaf incelemesi
şeklinde ilerleyebilir.
Dosyanın henüz uyuşmazlığın başlangıcında belgeleri ve talepleriyle birlikte doğru şekilde hazırlanması, yargılama sürecinin daha düzenli yürütülmesine katkıda bulunabilir.
Erzurum ve Türkiye Genelinde İş Hukuku Hizmeti
Hukuk büromuz Erzurum merkezli olarak faaliyet göstermekle birlikte iş ve sosyal güvenlik hukukuna ilişkin çalışmalarını yalnızca Erzurum ile sınırlandırmamaktadır.
Erzurum ve çevre illerdeki çalışan ve işverenlerin yanı sıra Türkiye’nin farklı şehirlerinde bulunan bireysel ve kurumsal müvekkillerimize iş hukuku ve sosyal güvenlik hukuku alanlarında danışmanlık ve dava takip hizmeti sunuyoruz.
Uygun hukuki süreçlerde dijital iletişim ve online görüşme imkânlarından yararlanarak şehir dışında bulunan müvekkillerimizle de dosya ve danışmanlık süreçlerini sürdürüyoruz.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İşe iade için ne kadar sürede başvuru yapılmalıdır?
Kaynak metindeki çerçeveye göre işçinin işten çıkarılmasının ardından bir ay içerisinde zorunlu arabuluculuğa başvurması gerekir. İşe iade uyuşmazlıklarında kanuni süreler önem taşıdığından sürecin zamanında başlatılması gerekir.
Kıdem tazminatı nasıl hesaplanır?
Kıdem tazminatının değerlendirilmesinde işçinin çalışma süresi ve son brüt ücreti esas alınır. Düzenli olarak sağlanan bazı ücret ve menfaatlerin de somut koşullara göre hesaplamaya dahil edilmesi söz konusu olabilir.
Sigortasız çalışan kişi hangi yollara başvurabilir?
Sigortasız çalıştırıldığını ileri süren kişi SGK nezdinde başvuru yapabilir ve şartları bulunuyorsa hizmet tespiti davası yoluna gidebilir. Çalışmanın gerçekleştiğinin ve süresinin belgeler, iş yeri kayıtları veya tanık anlatımlarıyla ortaya konulması önem taşır.
İş kazasında işveren sorumlu mudur?
İşverenlerin çalışanların sağlık ve güvenliğini korumaya yönelik kanuni yükümlülükleri bulunmaktadır. İş kazasının oluşumunda bu yükümlülüklere aykırılık bulunması durumunda somut olayın özelliklerine göre hukuki sorumluluk ve bazı hâllerde cezai sorumluluk gündeme gelebilir.
İşçilik alacakları için avukat tutmak zorunlu mudur?
İş davalarının her durumda avukat aracılığıyla açılması zorunlu değildir. Bununla birlikte iş hukukunda süreler, deliller, alacak hesaplamaları ve usul hükümleri önem taşıdığından hukuki destek alınması hak kaybı riskinin azaltılmasına katkı sağlayabilir.
Erzurum dışındaki iş davalarını takip ediyor musunuz?
Evet. Hukuk büromuz Erzurum merkezli olmakla birlikte, dosyanın niteliğine ve gerekli işlemlere göre Türkiye’nin farklı şehirlerindeki iş hukuku ve sosyal güvenlik hukuku uyuşmazlıklarında danışmanlık ve dava takip hizmeti sunmaktadır.